30 Aralık 2012 Pazar

YILBAŞI MASASI FİKİRLERİ ve MUTLU YILLAR

 
İki haftalık noel tatilinden yararlanıp dün akşam uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşımızı davet ettik. Yeni yıla iki gün kalmışken, sofrayı yılbaşı süslemeleri ile hazırladım. Ayrıntılar ile uğraşmak bana çok keyifli geliyor, belki fikir arayanlara da yardımı olur düşüncesi ile sizlerle de paylaşmak istedim.
Şimdiden tüm dostlarımın yeni yılını kutlar, 2013’ün dünyaya barış, bizlere   güzellikler getirmesini dilerim..
Belki yorgun, belki durgun, yine de mutlu, yine de umutlu, sevgi dolu nice yıllara!..

 
 Şarap kadehini ters çevirip içine minik dekoratif toplardan koydum, üzerine de mum koyup basit ama farklı bir şamdanımız oldu...


Peçeteyi yılbaşı ağacı şeklinde katlayıp, tepesine minik bir ponpon oturttum.
 
Şarap şişemiz KSK renklerinde giyindi :) Bunu örmek çok keyifli oldu, gecenin maskotuydu...

Peynir tabağı da günün anlam ve önemine göre süslendi bizler için.

Dışarıda lapa lapa yağan kar, yılbaşı konseptini tamamladı...


YENİ YILDA YENİ TARİFLERLE BULUŞMAK ÜZERE, KALIN SAĞLICAKLA.


17 Aralık 2012 Pazartesi

Ekşili, etli kabak dolması

 

Kabak dolmasını nar ekşisi ve sarımsak sosu ile daha önce denediniz mi bilemiyorum ama denememiş iseniz mutlaka deneyin derim. Bu özel sos ile ovulan kabaklarla hazırlanan dolmanın lezzeti bir harika...
Ben kabakların içini mümkün olduğunca ince oyuyorum ki daha fazla iç malzemesi koyabileyim. Bu kişisel tercih, kabak lezzeti daha baskın olsun derseniz o zaman; kabakları daha kalın bırakıp, daha az iç malzemesi kullanabilirsiniz. Eğer iç malzemeniz artar ise; domatesleri doldurup yemeği zenginleştirmek de mümkün...
Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun.
 
Not; içinden çıkan kabaklarla birazdan yağsız tavada mücver deneyeceğim. Beğenirsem sizlerle de tabii ki paylaşacağım.

MALZEMELER: (4 kişilik)
  • 4 adet orta boy kabak
  • 200-250 gr. kıyma
  • 1 kahve fincanı pirinç
  • 1 tane büyük boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 tane büyük boy domates
  • Maydanoz
  • 1çay kaşığı kuru nane
  • 1çay kaşığı karabiber
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
  • Deniz tuzu
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ (kıymanız yağlı ise kullanmayabilirsiniz)
  • 1 kahve fincanı su
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
SOSU:
  • 1/2 limon suyu
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1-2 diş -tuzla-dövülmüş sarmısak
HAZIRLANIŞI:
  • 1/2 limonun suyu, 1 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 tatlı kaşığı kuru nane, 1 tatlı kaşığı pul biber,1 tatlı kaşığı biber salçası ve 1diş dövülmüş sarmısağı bir kapta iyice karıştırın.
  • Pirinci bir çay kaşığı tuz ilave edilmiş kaynar suda 15 dakika bekletip soğuk suda yıkayıp süzün.
  •  Kabakları yıkayın, soyun, ortadan ikiye bölün, üzerlerine kabak oyucusu ile ya da çatal ile çizikler yapın ve içlerini oyun. Hazırladığınız sosla, kabaklarınızın içini dışını ovun. Kenarda bekletin.
  • Kıymayı bir kaba alın, üzerine soğanlarını incecik doğrayın, sarmısağı dövüp ekleyin, maydanozu ince doğrayın domatesi rendeleyin ve tereyağ hariç diğer malzemeleri sırası ile ekleyip yoğurun .
  • Hazırladığınız içi, dolmalarınıza doldurun, bir tencereye dizin. Tereyağı her dolmanın üzerine minik bir parça gelecek şekilde paylaştırın. Dolmaların kenarından 2 su bardağı sıcak su ekleyin, kaynayana kadar harlı ateşte kaynadıktan sonra da kısık ateste pişirin.
  • Tercihen yanında dereotlu yoğurtla ikram edin.
       

7 Aralık 2012 Cuma

SOĞUKLARDAN KORUNMAK İÇİN DOĞAL DESTEK ÇAYI

 
 
Yıllar önce Hintli bir arkadaşım bana öksürük için çok kolay bir karışım tavsiye etmişti; ’Taze zencefili rendele, çay süzgecine alıp üzerinden biraz bastırarak suyunu süz, içine aynı miktarda bal ekleyip iyice karıştır ve sabah–akşam 1 yemek kaşığı iç’. Biz her zaman faydasını gördük, şimdi o arkadaş nerelerdedir bilemem ama her öksürükte biz onu anıyoruz :)
Bu tarifini vereceğim çay ise öksürmeye başlamadan öncesi için. Yani soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi günde bir fincan içebilirseniz. Bünyeyi kuvvetlendirmek, direncini arttırmak için. Sonuçta içinde limon, zencefil ve bal gibi harika güçlendiriciler var. İçimi de çok güzel. Ben akşamları işleri bitirip mutfaktan çıkmadan önce hazırlayıp tv ve çay keyfini birlikte yapıyorum...
Aynı zamanda araç tutmasına ve mide üşütmelerinden kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili olduğu söyleniyor.
Bu sene Kanada Kanada’lılığını yapacak gibi, güçlü olmak lazım...
 
Not: Kaynak olarak gösterebilecegim herhangi bir site bulamadım. Bunu Facebook’ta bir arkadaşım paylaşmıştı ben de not etmişim.
 
MALZEMELER:
  • Küçük boy kavanoz
  • Kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil (ginger)
  • 1 adet dilimlenmiş limon
  • Aldığı kadar bal
HAZIRLANIŞI:
  • Zencefili yıkayın,  kabuklarını soyun ve incecik (jülyen) dilimleyin. Kavanozun altına yerleştirin, üzerine dilimlenmis limonları ilave edin. En son kavanoz dolana kadar balı ekleyin. Kapağını sıkıca kapatın ve buzdolabına kaldırın.
  • Kullanırken; Bir fincana 1 dilim limon, birkac zencefil ve 1-2 yemek kaşığı da şurubundan  koyun ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp, afiyetle için...
Not: Bu çayı sıcak olarak hazırlayabileceğiniz gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de hazırlayabilirsiniz.

 
 Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilirmiş (ben denemedim).
 

29 Kasım 2012 Perşembe

Fırında İmambayıldı


 

İmambayıldı, patlıcanın en sevdiğim hali... Aslında patlıcanın her halini severim; salatasını, şakşukasını, yoğurtlu kızartmasını, karnıyarığını... Ancaak imambayıldı 'bence' hepsini geride bırakır...
Ben zeytinyağlıları akşam yemeğinde yiyemem çünkü onlara sıra gelene kadar doymuş olurum genelde. O bakımdan, zeytinyağlı yemekler benim öğlen öğünlerimdir. Aç karnına, yanında taze ekmekle hımmm...
Bu tarifin orijinalinde patlıcanlar bol zeytinyağında hafif kızartılır. Ancak sağlık için kızartmalardan sakındığımızdan ben bu yöntemle yapıyorum, çok hafif ve lezzetli oluyor, denemenizi tavsiye ederim. Bu yöntemle pişirmeye alıştıktan sonra, kızartmalısı çok yağlı gelmeye başlıyor zaten.

Not: İç malzemeniz artarsa üzerine yumurta kırıp kendinize ’ menemen tadında’ bir öğlen öğünü yapabilirsiniz.

İç harcı için;  (4 kişilik)
  • 4 adet patlıcan (tercihen; Türkiye’de yaşayanlar için kemer patlıcanı, Kanada’da yaşayanlar içinse çin patlıcanının uzun ve küçük boyda olanları)
  • 3 adet orta boy kuru soğan
  • 6-8 diş sarımsak
  • 2 adet sivribiber (isteğe bağlı)
  • 2 adet domates
  • Deniz tuzu, karabiber
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1/3 demet maydanoz
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 su bardağı su
Hazırlanışı:
  • Fırınınızı üstten açın (broil) ve fırın telini en üst rafa çıkarın.
  • Patlıcanların kabuklarını sebze soyacağıyla alacalı soyun. Sap bölümündeki yeşil kısımları kesin ama sapını bırakın (benim fotoğrafımdaki patlıcanın sapı maalesef kesildi ancak sapı kalırsa daha makbul deniyor).
  • Patlıcanların acısının gitmesi için üzerlerine bolca deniz tuzu serpip, 15 dakika bekletin. Bu süre sonunda yıkayın ve kağıt havluyla kurulayın. 
  • Patlıcanları bir fırın tepsisine dizin. Her tarafına bolca fırça ile zeytinyağı sürün, fırına verin, üzerleri kızarana kadar kızartın (üst rafta olduğu için çabuk kızarıyor aman dikkat!). Diger yüzlerini de çevirip, gerekiyorsa biraz daha yağ sürüp kızartın, soğumaya bırakın.
  • Bu arada soğanları ince piyazlık doğrayın ve 3 yemek kaşığı zeytinyağıyla beraber renkleri hafif değişene kadar kavurun. Irice doğranmış sarımsakları ekleyip 2-3 dakika daha kavurun. Çekirdekleri çıkarılmış ve ince halkalar halinde doğranmış sivri biberleri de ilave edip, biraz daha kavurun.
  • Ardından kabukları soyulup  küp küp doğranmış domatesleri karışıma ekleyin.  Hepsini 5 dakika kadar orta ateşte pişirin. Tuzu ve şekeri serpin.
  • En son ince doğranmış maydanozu ekleyin. Tüm malzemeyi karıştırın ve ocağın altını kapatın.
  • Patlıcanları ortalarından (çok derin olmayacak şekilde), bir bıçağın ucu ile kesin. Tatlı kaşığıyla hafifçe bastırarak ortalarında bir havuz yapın, içlerine çok az miktarda toz şeker sürün.
  • Bu havuza iç malzemelerini koyun. Üzerlerine biraz zeytinyağı gezdirin.
  • 2 su bardağı suyu iç malzemesini pişirdiğiniz tavada çok az tuz ile kaynatın ve tepsinin kenarından dökün.
  • Tekrar önceden ısıttığınız ve telini 'üstten' 'ortaya' aldığınız 400F- 200C fırında 25-30 dakika kadar pişirin.
  • Soğuyunca bir servis tabağına dizin ve buzdolabına kaldırın. Yemekten yarım saat kadar önce dolaptan cıkartıp, oda sıcaklığında servis yapın.
Afiyet olsun.

25 Kasım 2012 Pazar

Yoğurtlu, Sarımsaklı Tavuk Çorbası

 

Havalar soğudu, Kanada gerçek yüzünü göstermeye başladı. Soğuk bir pazar gününde içimizi ısatacak, sıcacık tavuk suyuna çorba ve ıspanaklı tepsi böreği var bugünkü menüde...
Bu çorbayı sarımsaklı ya da sarımsaksız olarak hazırlayabilirsiniz. Sarımsak koyunca ’paça çorbası’ lezzetinde oluyor.

MALZEMELER: (4-6 kişilik)
  • 1 adet haşlanmış, didiklenmiş tavuk göğsü
  • 6 su bardağı tavuk suyu
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1-2 diş sarımsak
  • 1 yumurta
  • 2 kaşık un (tepeleme)
ÜZERİ İÇİN:
  • 1 yemek kaşık tereyağı
  • Nane
  • Kırmızı tozbiber
YAPILIŞI:
  • Tavuğu haşlayıp suyunu süzdürerek büyükçe bir tencereye alın, etlerini didikleyin.
  • Sarımsakları biraz tuz ile dövün.
  • Bir kapta; yoğurt, yumurta, un ve dövülmüş sarımsağı pütürsüz olana kadar çırpma teli ile çırpın.
  • Çırptığınız terbiyeye çorbanın suyundan birz katarak karıştırın ve ılımasını sağlayın.
  • Bu karışımı yavaş yavaş kaynayan tavuk suyuna 'sürekli karıştırarak' ekleyin (kesilmemesine dikkat edin). Bir taşım kaynadıktan sonra, didiklenmiş tavuk etlerini ekleyin. Ara sıra karıştırarak 5 dakika daha kaynatın.
  • Servisten hemen önce tereyağını tavaya alıp kızdırın. Nane ve kırmızı tozbiber ekleyip karıştırdıktan sonra çorbanın üzerine döküp, sıcak servis yapın.
Afiyet olsun.
 
 

19 Kasım 2012 Pazartesi

Patatesli-havuçlu, pasta görünümlü salata

 

Umut Sepeti’nde gördüğüm ve önce görüntüsüne, denedikten sonra da lezzetine hayran kaldığım şık bir tarifi paylaşmak istedim sizlerle. Davet sofralarına çok yakışan, yapımı kolay ve bereketli...
 
Malzemeler:
  • 1 kg patates
  • 3 adet büyük boy havuç
  • 1 su bardağı süzme yoğurt ya da 1,5 su bardağı %2 yoğurt
  • 2 büyük diş sarımsak (1 diş püreye, 1 diş yoğurda)
  • Ceviz (irice çekilmiş)
  • 6 yemek kaşığı zeytinyağı (3 yemek kaşığı patates püresi için, diğer 3 kaşık da havucu sotelemek için)
  • Deniz tuzu, karabiber
Hazırlanması:
  • Patatesleri  haşlayıp kabuklarını soyun. Varsa patates ezme aparatı ile yoksa çatalla ya da rendeleyerek püre haline getirin. Tuzunu, karabiberini dövülmüş 1 diş sarımsağı ve 3 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyip karıştırın, soğumaya bırakın.
  • Havuçları soyup rendeleyin. 3 çorba kaşığı zeytinyağı koyduğunuz tavaya alıp, yumuşayana kadar soteleyin, tuzunu ekin, soğumaya bırakın.
  • Patates püresinin yarısını küçük boy kelepçeli kalıba ya da varsa benim kullandığım tupperware kalıbına iyice bastırarak koyun.
  • Süzme yoğurdu biraz su ile inceltip koyu bir kıvama getirin ( ya da benim gibi
  • süzme yoğurdunuz yoksa normal yoğurdu süzgüye alıp, buzdolabında üstü açık yarım saat kadar bekletin).
  • Yoğurda tuz ve sarımsak ilave edip bir kısmını sotelediğiniz soğumuş havuca ekleyin. Havuçla yoğurdu karıştırdıktan sonra birazını üzerini süslemek amaçlı yapacağımız minik toplar için ayırın. Kalanını kalıba koyduğumuz yarım pürenin üzerine yayın.
  • Kalan patates püresini de, havuçlu karışımın üzerine yayıp, üzerini kapatın ve buz dolabında 1saat kadar bekletin.
  • Kalıptan servis tabağına çıkarın. Servisten hemen önce kalan yoğurdu patatesin üzerine döküp, dövülmüş ceviz ve havuç topları ile süsleyerek servis yapın.
Afiyet olsun.
  

Ben tarifte biriki minik değişiklikler yaptım Umut Sepeti’nin tarifi için:
 http://umutsepeti.blogspot.ca/2012/06/havuclu-patates-pastas.html


13 Kasım 2012 Salı

Cevizli biscotti

  
 
Sizlerle daha önce çikolatalı ve bademli biscotti tarifimi paylaşmıştım. Bunun diğerinden farkı; Hamur malzemeleri hemen hemen aynı ama hazırlama aşamasında bazı değişiklikler yaptım ki sonuç daha güzel oldu. Mesela diğer tarifimde tüm malzemeleri elle karıştırırken bunda işin içine mixer da girdi, tereyağını eritmeden oda ısısında kullandım vs...

Evet unutmadan bir de bunları çikolataya batırmadım.

Aslında bu hamuru aynen kullanarak, içine koyacağınız kuru yemişleri değiştirerek farklı tatlar yakalayabilirsiniz.


Filtre kahvenin yanına çok yakışmasının dışında biscottinin sevdiğim bir diğer özelliği de; Hava almayan bir kapta saklandığında, bir hafta boyunca tazeliğini korumasi. Bunu da iki kere pişip kurumasına yani 'çifte kavrulmuş'   olmasına borçlu.

Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun.
 


MALZEMELER:
  • 1+3/4 su bardağı un
  • 1,5 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/4 çay kaşığı tuz
  • 3/4 su bardağı  ceviz (iri parçalar)
  • 2 yumurta
  • 3/4 su bardağı şeker
  • 1/3 su bardağı (76 gr) tuzsuz tereyağ ya da margarin ((oda sıcaklığında)
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü
  • 2 tatlı kaşığı, ince rendelenmis portakal kabuğu
  • Hafifçe çırpılmış 1 yumurta beyazı (üzerine sürmek için)
HAZIRLANIŞI:
  • Cevizleri teflon tavada sürekli karıştırarak 5 dakika kadar hafifçe kavurun, soğumaya bırakın.
  • Fırını 180C' ye ısıtın.
  • Bir kabın içine unu, şekeri, kabartma tozunu  eleyin, tuzu ekleyin. Mixer'la  oda sıcaklığındaki tereyağı şekerle birlikte köpük köpük olana kadar iyice çırpın. 2 yumurtayı teker teker ilave edip iyice karıştırın. Vanilya özütünü ekleyip tekrar karıştırın. Unlu karışımı ekleyin ve bu aşamadan sonra 'elinizle' bütün malzemeler bir araya gelene kadar hamuru karıştırın.
  • En son soğumuş olan cevizleri ve ince rendelenmis portakal kabuğunu da ilave edip, yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun.
  • Hamuru ikiye ayırın, her parçayı 30cm boyunda, 7 cm eninde şekillendirin (baget ekmek sekli).
  • Yağlı kağıt serilmis tepsiye, aralarında mesafe bırakarak yan yana koyun. Üzerlerine hafifçe bastırın.
  • Üzerlerine, bir fırça ile hafifçe çırpılmış olan yumurta beyazını sürüp, önceden ısıtılmış 180C (350F) fırında, 25-30 dakika kadar pişirin.
  • Piştikten sonra, bir telin üzerine çıkarıp 10 dakika kadar ılınmaya bırakın (bu arada fırını kapatmayın).
  • Ilındıktan sonra keskin bir bıçakla, 2 cm kalınlığında verev olarak kesin. Yan yüzeyleri alta gelecek şekilde tekrar tepsiye dizip, bir 5-10 dakika daha pişirin.
  • Soğuduktan sonra koyacağınız hava almayan bir kapta, bir hafta boyunca tazeliğini koruyacaktır.

BADEMLİ, ÇİKOLATALI BİSCOTTİ
 
 
 
 
 
 

4 Kasım 2012 Pazar

Karamelize Pırasalı, Fırında Kızarmış Somon Balığı

 

Kanada’da beğenerek yediğim tek balık somon balığı. Bugüne kadar denediğim diğer tüm balıklarda hoşuma gitmeyen bir koku var maalesef.
Bir Izmir’li olarak daha çok balık tarifim olması gerekirken, benim tarifler maalesef hep somon balığı ile kısıtlı kalıyor.
Hal böyle olunca ben de Somon’un her halini deniyorum. Karamelize olmuş pırasa Somon’a çok yakıştı. Kesinlikle deneyin.
 
  Not: Ben pırasa adedini 2 olarak verdim çünkü buradaki pırasalar çok kalın ve büyük.Türkiye’min pırasaları daha narin yapıda olduğu için, siz göz kararı pırasa miktarını arttırabilirsiniz.
 
 
MALZEMELER: (4 kişilik)
  • 2 adet büyük boy pırasa
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı kahverengi şeker (light brown sugar)
  • 1/2 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 4 adet fileto somon ( ya da 1adet büyük fileto somon)
  • Karabiber
Balığın üzerine:

Karabiber, deniz tuzu ve toz kırmızıbiber

HAZIRLANIŞI:
  • Pırasaları güzelce yıkayıp sert üst yapraklarını soyun ve 5-6 cm uzunluğunda jülyen doğrayarak, 15 dakika beyaz sirkeli-tuzlu suda bekletin (sirke bakterileri, tuz da kumları yok etmek için).
  • 15 dakika sonunda tekrar soğuk suda iyice çalkalayarak, suyunu süzün.
  • Yağları bir tencerede eritin ve suyu süzülmüş olan pırasaları ekleyip 5 dakika kavurun. Kahverengi şekeri ve tuzu da ekleyip, yaklaşık 20 dakika kadar daha (pırasalar hafif karamelize olana kadar) kavurun. Ocaktan alıp limon suyunu ekleyin ve üzerine kapak kapatarak sıcak tutun.
  • Yıkanmış, tuzlanmış ve biberlenmiş balıkları yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizin. Önceden 400F /200Cde ısıtılmış fırında balıklar pişene kadar kızartın.
  • Balıkların üzerine pırasayı paylaştırıp, 5 dakika kadar daha fırında tutun.
  • Yanında güzel bir şarap ile servis yapın.
Afiyet olsun.
 
 

30 Ekim 2012 Salı

CADILAR BAYRAMI FİKİRLERİ

 

Bütün bayramları kutladık, şimdi cadılar bayramını kutlamamak olmaz :) Bu sene ne kabakları, ne kızımı ne de kendimi boyadım. Renksiz bir cadılar bayramı oldu nedense...Komşulara bakıyorum, onlarda da pek birşey yok bu sene. Belki fırtınalı bir haftaya denk gelmesinden, belki de hafta içi oluşundan, kimbilir...
Ben yine de arşivimden birkaç resim ve de tarif ile sizlerle ’cadılar bayramını’ da
paylaşmak istedim.
Tariflere ulaşmak isterseniz; Etiketler adı altındaki “cadılar bayramı/ Halloween“ linkine tıklayınız. Geçen seneki parmaklar pek bir lezzetliydi, benden söylemesi...

24 Ekim 2012 Çarşamba

Mutlu Bayramlar

Güzellik, birlik, beraberlik dolu nice bayramlara...
 
 
Bayram tatlısı için birkaç öneri... Tariflere, isimlerinin üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 
 

21 Ekim 2012 Pazar

Baklavalık yufkayla sebzeli, tavuklu strudel



Çay soframızdan birkaç kare fotoğraf ile birlikte farklı bir ’strudel’ tarifi... Tavuklu, sebzeli kremalı bir iç, üzerine de yine krema ile hazırlanmış bir sos. Lezzet harika, görüntü güzel, hazırlaması kolay. O zaman denemek gerek değil mi?


MALZEMELER:
  • 10 adet baklava yufkası
  • 2 adet kemiksiz tavuk göğsü (küçük küp küp doğranmış)
  • 2 adet orta boy pırasa (ince kıyılmış)
  • 1 adet büyük boy havuç (jülyen doğranmış)
  • 1 küçük dilim beyaz lahana (ince kıyılmış)
  • 200ml krema / half-and-half cream
  • 5-6 yemek kaşığı zeytinyağı (yufkaların içine ve üzerine sürmek için)
  • Rendelenmiş kaşar yada mozzarella peyniri
  • 1 çay kaşığı köri (silme)
  • Karabiber - tuz
 Üst sosu için:
  • 200ml krema / half-and-half cream
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • Biraz rende kaşar ya da mozzarella
  • Çok az tuz
HAZIRLANIŞI:
  • Tavukları yıkayın, küçük doğrayın, tavaya alıp suyunu çekip rengi değişene kadar kavurun. Bir başka kaba aktarıp sıcak bekletin.
  • Aynı tavada (gerekirse biraz daha yağ ekleyin) jülyen doğranmış havucu zeytinyağda biraz çevirin. Lahanayı ve pırasayı ince kıyın, tavaya ekleyin, sebzeler pişene kadar  soteleyin. Tavukları ekleyin, sebzelerle birlikte 1-2 dakika daha pişirin. En son baharatları, tuzu ve kremayı ekleyip kremayı çektirene kadar pişirin (tavanın dibinde bir iki kaşık sos kalana kadar). Soğutun.
  • Baklavalık yufkayı iki kat olarak serin. Yufkaların üzerine fırça biraz zeytinyağı  sürün. Uzun kısmına soğumuş içi koyun, üzerine rende kaşar veya mozzarella peyniri serpin ve sarın.
  • Fırın kağıdı serili tepsiye dizin. Üzerine fırçayla yumurta sarısı ve zeytinyağlı karışımı sürün. Önceden ısıtılmış 200C fırında pişirin.
Üstünün sosunu hazırlamak için; 
  
200 ml kremaya 1 tatlı kaşığı nişasta koyup, orta ateşte koyulaşana kadar karıştırın. Biraz rende kaşar ekleyerek peynir eriyince servis kasesine bosaltıp, yerken böreklerin üzerine dökerek servis yapın.
Afiyet olsun





15 Ekim 2012 Pazartesi

Ekşili etli sarma ve kurutulmuş biber dolması

 

Yaz tatilimde Türkiye’ye gittiğimizde bir ilki gerçekleştirip tüm akrabalar bir restorana gittik. Alsancak’ta deniz kenarında eski bir evi restore edip restorana dönüştürmüşler ve çok da güzel olmuş. Hem atmosfer hem de yemekler harikaydı. Mezeler icinde , ekşili etli kuru patlıcan dolması vardı. Ben o güne kadar etli dolmaya ekşi koymazdım ama artık koyar oldum. Gerçekten çok yakışıyor denemenizi tavsiye ederim.
Bu yaz Türkiye’den bir de dolma taşı aldım (dolmanın toprak güveç tadıyla hem de dağılmadan pişmesini sağlıyor) taşıması eşime kaldı. Bavulda yer kalmadığından sırt çantasında taşımış ve her dolma piştiğinde bu bana hatırlatılıyor ama bence değdi :)
Şimdi gelelim tarifimize;

Malzemeler: (4-6 kişilik)
  • 15 adet küçük boy kurutulmuş biber
  • 200 gr yaprak
  • 750 gr kıyma
  • 2  1 büyük boy soğan (yanlışlıkla 2 büyük boy soğan yazmışım, 1 büyük boy yeterli olacaktır).
  • 1 büyük domates
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Maydonoz
  • 1/2 su bardağı pirinç
  • 2 çay kaşığı karabiber
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 su bardağı sumaklı su (tane sumakları kaynar suda 15 dakika bekletin, süzün).
Tencerenin dibine:
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
Yapılışı:
  • Karıştırma kabında; Kıymayı, çok ince yemeklik doğranmış soğanları, rendelenmiş domatesi , salçaları yıkanmış süzülmüş pirinci ,yıkanmış ince doğranmış maydonozu, tuzu ve baharatları iyice yoğurun. 1/2 su bardağı sumaklı suyu da ilave edip bir kenara alın.
  • Bu dolma içini yaprak, kabak, patlıcan, biber ya da domates için kullanabilirsiniz. Hatta patates dolması bile duydum ama ben henüz denemedim...
  • Kurutulmuş biberleri 20 dakika kadar haşlayın, süzün. Taze yaprakları kaynar suya batırıp çıkarın, salamura ise birkaç kez suda yıkayıp, hatta biraz da suda bekletip tuzunu iyice akıttıktan sonra haşlayın.
  • Yaprakları sarın, biberleri doldurun.
  • Bir tencerede tereyağı ile salçayı biraz kavurun, üzerine dolmaları dizin. Pişme esnasında yaprakların açılmaması için üzerlerine pişirme taşı ya da bir tabak koyup, dolmaların yarısına gelecek kadar sıcak su ekleyin. Kaynayana kadar harlı ateste, sonra kısık ateşte pişirin. Suyu azalırsa kaynar su ilave edin.
  • Piştikten sonra 10 dk. kadar sarmalarınızı demlendirin. Yoğurtla yada sade sıcak servis yapın.
 
Afiyet olsun.

 
 
 

8 Ekim 2012 Pazartesi

Şükran günü / Thanksgiving Yemeği

 

Şükran Günü (Thanksgiving Day),  ABD'de ve Kanada'da farklı günlerde kutlanan ulusal bir bayramdır. Kanada'da ekim ayının ikinci pazartesi günü, ABD'de ise kasım ayının dördüncü perşembe günü kutlanır. Bayramın kökeni Kızılderili ve ilk kolonicilerin ortak düzenledikleri bir hasat yemeği olsa da, günümüzde bu ülkelerde Kızılderili unsurlardan ayrışarak yalnız aile ve tanrıya adanan bir hal almıştır. Hindi bu günün geleneksel yemeğidir.
O bakımdan, günün anlam ve önemine uygun olarak, ben de peçetelerimi ’hindi’ şeklinde katlamaya çalıştım :)
Maalesef sevgili arkadaşım Türkan’ın pişirdiği harika hindi’nin ve benim hazırladığım bir iki çeşidin daha fotoğraflarını çekmeye vaktim olamadı. Bir dahaki yıla diyelim...



Pasta görünümündeki bu salata yeni bir tarif, Umut Sepeti'nde görmüştüm. Gerek görüntü gerekse lezzet olarak tam puan aldı. En kısa zamanda tarifini paylaşacağım.
Arka plandaki ablacığımın hediyesi olan sürahim de, güne uygun bir aksesuar oldu:)


Fava bakla tarifimi daha önce vermiştim. Bu defa minik silikon kalıplarda şekillendirerek servis yaptım. Tarifi için tıklayınız.


Nefis domates soslu közlenmiş biberlerim. Tarif burada.

21 Eylül 2012 Cuma

PATATESLİ ÇİĞ KÖFTE


 
Patatesli çiğ köfte harika bir meze. Lezzet açısından etli çiğ köfteden farklı ama görüntü aynı :) Benim köftelerin rengi biraz açık oldu çünkü ’isot’ bulamadığım için koymamıştım (arkadaşım şu aralar Gap Turu'nda. Bana Urfa’dan isot getireceğine söz verdi, beklemedeyim)...Tarifte verilen miktarda isot da  içine girince renk de benziyor... Farklı lezzetleri denemeyi sevenler için...
 
MALZEMELER (4-6 kişilik)
  • 2 su bardağı köftelik bulgur
  • 3 orta boy patates
  • 1 orta boy soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 tepeleme yemek kaşığı biber salçası
  • 2 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı isot
  • 1 yemek kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • Yarım limon suyu
  • 1 yemek kaşığı sumak veya nar ekşisi
  • 1/2 çay bardağı ceviz içi (isteğe bağlı)
HAZIRLANIŞI:
  • Patatesleri üzerini geçecek kadar su koyarak, haşlayın.
  • 2 su bardağı bulguru süzgece alıp, üzerine kaynar su gezdirin, bir karıştırma kabına alın.
  • Haşlanan patateslerin kabuklarını soyup, sıcakken bulgurun üzerine rendeleyin. Sıcaklığı biraz geçtiğinde elinizle yoğurmaya başlayın.
  • Bir tavada 1/2 çay bardağı sızma zeytinyağında,  rendelediğiniz soğanları dirilikleri kaybolana kadar kavurun. Salçaları ilave edin, bu harcı sıcak sıcak patates ve bulgur karışımına katın. Baharatları ve sarımsakları da ekleyip, 10 dakika kadar yoğurun.
  • En son  cevizi de ekleyip, tekrar bir yoğurun ve köfteleri şekillendirin.
  • Marul üzerinde servis yapın.
Afiyet olsun.

6 Eylül 2012 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI, KORUKLU BAMYA

 
 
Ege mutfağından bir tarif daha... Koruklu bamya nasıl pişirilir?
 

Bamya pişirirken dikkat edeceğimiz noktalar;
 
Tepelerini kesmeden önce bol su ile yıkamalıyız ve bamyaların tepesini kuralına uygun kesmeliyiz.
Kestikten sonra üzerlerine limon suyu sıkmalıyız. 
Bir de tepelerini, bıçağı yan tutarak, koni şeklinde, tepecikdeki deliklere mümkün olduğunca değmeden kesmemiz gerekiyor ki bamyalar ağlamasın...
 
Rahmetli halam “ Bamyayı usulüne göre kesmezsen, sofraya salya sümük ağlamış bir bamya gelir“ derdi :)
 
Türkiye’deki yaz tatilim süresince, iki haftada bir bamya aldım pazardan, o kadar taze ve güzeldiler ki. Yaşadığım bu şehirde taze bamya bulunuyor bulunmasına da, o kadar büyük ve çekirdekliler ki, Türk konservelerini alıp pişirmeyi tercih ediyorum.
 
Haziran sonunda bahceden koruk da bulduk ve ben sevgili bamyamı en sevdiğim yöntemle, korukla pişirdim. Koruk olmazsa limon suyu da olur tabii ki...Bir de uzunca bamyalar zeytinyağlı için daha uygundur.
 
Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun.
 
MALZEMELER: (4 kişilik)
 
  • 500 gram bamya
  • 1 orta boy soğan
  • 3 adet orta boy domates
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 salkım koruk
  • 1/2 limon suyu (koruk kullanmayacaksanız 1 limon suyu)
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • Biraz tane karabiber (isteğe bağlı)

  • HAZIRLANIŞI:
    • Bamyaları yıkayın, kurulayın ve bıçakla tepe kısımlarını döndürerek 'koni şeklinde' keserek ayıklayın (tepedeki deliklere değmeden kesmeye dikkat edin ki bamyanın salyası akmasın).
    • Tencerede zeytinyağını  kızdırın,  yemeklik doğranmış soğanı ilave ederek soğanın rengi değişmeden, şeffaflaşana kadar kavurun.
    • Kabuklarını soyduğunuz domatesleri minik küpler halinde doğrayın ve kavrulan soğana ekleyin.
    • Ayıklanmış, limonda bekletilmiş bamyaları tencereye ilave edin. 1 salkım koruğunu, sarımsağını, tuzunu ve tane karabiberi de koyduktan sonra, 1 su bardağı kadar ılık su ilavesi ile pişmeye bırakın.
    • Kaynayıncaya kadar orta hararetli ateşte, kaynadıktan sonra kısık ateşte bamyalar erimeden pişirin. Karıştırmak gerekirse, tencereyi sallayarak karıştırın ki bamyalar ezilmesin.
    • Oda sıcaklığında servis yapın.
    Afiyet olsun.


     

    11 Ağustos 2012 Cumartesi

    Sirkeli - sarımsaklı domates sosu ile hazırlanmış, közlenmiş köy biberi



    Eveeet Yalıkavak’tan yayına devam. Hepi topu (emin olmak için itü sözlüğüne baktım, böyle bir kelime öbeği var. Altı üstü anlamındadır kendileri :) 2 haftam kaldı burada, daha denenecek o kadar çok ot ve sebze var kiii...
    Pazardan tek tek seçilerek alınan tazecik köy biberleri ile hazırlanmış bir tarifimiz var bugün. Ben adına “sirkeli-sarımsaklı domates sosu ile hazırlanmış, közlenmiş köy biberi“ dedim. İsim biraz uzunca, nerede ise tarifi yazmaya gerek bile kalmadı sanki :))
    Yapımı çok kolay, çok sağlıklı ve çok da lezzetli...
    Köy biberleri orta boylu ve etine dolgun, tatlı biberler. Şu aralar Bodrum pazarlarında bolca var, hem de çok taze, kütür kütür. Köy biberi bulamayanlar herhangi bir etli biberle de yapabilirler. Kanada’da yaşayanlar orta boy cubanelle ile deneyebilirler. Aynı zamanda kırmızı biber ile de yapılabilir. Benim yeşili tercih etme nedenim renk uyumu, sosumuz kırmızı ya, yeşilin üzerinde daha güzel duruyor :) Bir de tabii ki takımımın renkleri :) Yeşil-kırmızı en büyük ???
    Oooo sözü nerelere getirdik, haydi şimdi geçelim tarife:

    MALZEMELER:
    • 1/2 kg. köy biberi
    • 3-4 büyük boy domates
    • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 3-4 diş sarımsak
    • 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
    • Biraz deniz tuzu, karabiber ve pulbiber (acısı tercih edilir)
    HAZIRLANIŞI:
    • Biberleri yıkadıktan sonra bir fırın tepsisine dizin ve fırınınızın ısısını üstten vererek biberlerin her tarafını közleyin (bu işlemi mangalda da yapabilirsiniz).
    • Soğuduktan sonra kabuklarını soyun ve servis tabağına dizin.
    • Kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesleri küçük bir tencereye alın. Üzerlerine 2-3 yemek kaşığı zeytinyağını, ince kıyılmış sarımsakları ve biraz tuzu ekleyip suyunu, yarıdan biraz fazla çekene kadar pişirin. İneceğine yakın sirkeyi, pul biberi ve karabiberi de ilave edip, bir iki taşım daha kaynatın ve ocaktan alın.
    • Sıcak sosu biberlerin üzerine dökün, soğuduktan sonra servis yapın.
    Afiyet olsun.

    3 Ağustos 2012 Cuma

    Deniz Börülcesi Salatası



    Deniz börülcesi ile ilk tanışmam 10 yaşlarımda oldu. Annem ile Urla kemik hastahanesinin içindeki lojmanlarda yaşayan bir akrabamıza gitmiştik, öğle saatleri idi ve yemek olarak menüde ’kuru köfte - deniz börülcesi’ ikilisi vardı. O kadar beğenmiştim ki ondan sonra annem her pazara gittiğinde bana deniz börülcesi almasını ister oldum. Sanırım o zamanlar İzmir pazarlarında yoktu ya da anneme işi çok gelmiş olabilir :) çünkü uzun yıllar sonra tekrar buldum sevgili börülcemi.
    Ben ilk kuru köfte ile yedim ya, hala balığa çok yakışmasına rağmen ben kuru köfte ikilisini daha çok seviyorum...İşi çok gibi görünür ama aslında hazırlaması kolaydır. Kanada’da bulamadığım için Türkiye’de her pazara çıkışımda mutlaka alıyorum. Faydası çok, zararı yok mutlaka deneyin derim...

    Bitki hakkında daha fazla bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Deniz_b%C3%B6r%C3%BClcesi

    Malzemeler:
    • Deniz börülcesi
    • Sızma zeytinyağı
    • Limon
    • Sarımsak
    İstediğiniz miktardaki deniz börülcesinin çamurlu olan kök kısımlarını kesip attıktan sonra çok iyi yıkayıp iyice kumlarından arındırın. Kaynar suya atın ve 15 dakika kadar - ara sıra üzerlerine delikli kepçe ile bastırarak- kaynatın. Haşlandıktan sonra, hem soğumaları için, hem de yeşil renklerini kaybetmemeleri için, soğuk sudan geçirin.
    Börülcelerin içinde sert dalları vardır, bitkiyi yemek için bu dallardan ayırmamız gerekmekte. Sert kısımlarından tutarak, yeşil kısımlarını elinizle sıyırarak, sert dal kısımlarından ayırın. Zeytinyağı, limon ve ezilmiş sarımsakla yaptığınız sosu üzerine gezdirin. Deniz börülcesi tuzlu olduğundan, ayrıca tuz eklemeyin.
    Bir de zeytinyağlı sos yerine sarımsaklı süzme yoğurt ile de karıştırabilirseniz. Her iki türlü de çok güzel oluyor.
    Afiyet olsun.