Zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2015 Salı

Fırında Zeytinyağlı Karışık Sebze



Kızartma, soteleme yok. Tüm malzemeyi irice doğrayıp, harmanlayıp direk fırına veriyoruz, kendi suyunda pisiyor. Sağlıklı, kolay, enfes ve rengarenk...

Malzemeler:
  • 3 adet orta boy kemer patlıcan
  • 1 adet kabak
  • 3-4 adet yeşil biber (acı harika oluyor)
  • 1 adet kırmızı, sarı ya da kavuniçi biber ya da hepsinden yarımşar adet.
  • 4-5 adet domates
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 7-8 dis sarımsak
  • 3/4 "küçük boy çay bardağı" zeytinyağı
  • Deniz tuzu
  • Taze çekilmiş karabiber
Hazırlanışı:
  • Patlıcanları alacalı soyun, parmak uzunluğunda doğrayın. Acı suyunun gitmesi için tuzlayıp en az 15 dakika kadar tuzlu suda bekletin. Yıkayıp süzün.
  • Soğanı ve domatesi elma dilimi şeklinde, biberi ve kabağı irice doğrayın. Sarımsakları soyup onları da irice doğrayın.
  • Bütün sebzeleri bir fırın kabına alıp, üzerine yağ, tuz ve karabiberini serpip iyice karıştırın.
  • Üzerini önce yağlı kağıt, sonra da aliminyum folyo ile kapatıp, önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 35-40 dakika kadar pişirin. Daha sonra ağzını açıp 15 dakika kadar daha tutup üzerinin de kızarmasını sağlayın.
  • İnce kıyılmış maydanoz serpip, soğuk servis yapın. Yerken sarımsaklı yoğurt da çok yakışıyor.
Afiyet olsun.




24 Nisan 2014 Perşembe

Zeytinyağlı, Pirinçli Taze Enginar Dolması (İzmir Usulü)


Enginarların temizlenmesi başlı başına bir iş olduğundan, onu  daha önceki yazımda fotoğraflarla anlatmıştım. Şimde de malzemeleri ve dolduruluşunu verip, iki yayını birleştirmeye çalıştım.
Ben enginarları rahmetli annemin yaptığı gibi, “çanak kısmı altta“ pişirmeyi seviyorum. Böyle pişince pilavı "risotto" kıvamında oluyor.
Pilavının tane tane olmasını istiyorsanız o zaman çanak kısmı üste gelecek şekilde tencereye dizip pişirmenizi tavsiye ederim. O zaman pilav, suyunun içinde pişmediği için tane tane olacaktır.
Son olarak ilk defa deneyecek olanlar için “nasıl yiyeceğiz?“ sorusuna da açıklık getirip hemen tarifimize geçiyorum.
Tabağımıza piştiği şekilde aldığımız enginarların ilk önce yapraklarını teker teker dişimizle sıyırıyoruz, ondan sonra da pilavını ve üst çanağını yiyoruz. Bu arada yanımızda mutlaka ve mutlaka bir bardak su bulunduruyoruz ki bunu da en son üstüne içip ağzımızda bal tadı ile sofradan kalkıyoruz :)

        Sevgiler,
 


 

Malzemeler:
  • 4 adet büyük boy enginar
  • 1 adet havuç
  • 2-2,5 kahve fincanı pirinç
  • 1 demet ince kıyılmış taze soğan
  • 4-5 dal ince kıyılmış maydanoz
  • 1/2 demet ince kıyılmış dereotu
  • Karabiber
  • Deniz tuzu
  • 1/2 çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1/2 limonun suyu
 Üzerine:
  • 1 su bardağı su
  • 1/2 limonun suyu
  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
Ön Hazırlık:
  • Bir kabın içine  6-7 bardak su, 1 limonun suyu, 1 tatlı kaşığı un ve 1 tatlı kaşığı tuz koyarak karıştırın.
  • Baska bir kaba; 1/2 limonun  suyu, 1 çay kaşığı tuz ve 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağını  koyarak, üzerini 1 su bardağı su ile tamamlayıp iyice karıştırarak yemeğin sosunu hazırlayın.
  • Enginarları BURADA anlattığım gibi temizleyin.
Hazırlanışı:
  • Bir kabın içine; yıkadığınız- süzdüğünüz pirinci, 1/2 limonun suyunu, taze soğanı, maydanozu, dereotunu, tuzu, karabiberi ve zeytinyağını koyarak, tüm malzemeyi güzelce harmanlayın.
  • Önceden temizlediğiniz ve limonlu suda bekleyen enginarın yapraklarını hafifçe gevşeterek, ortalarına hazırladığınız pirinçli harçtan "dışarıya taşmayacak" şekilde doldurun.
  • Tüm enginarları doldurduktan sonra, en sondaki fotoğrafta görüldüğü gibi çanak kısımları alta gelecek şekilde tencereye sıralayın.
  • Tencerenin kenarından "2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 limonun suyu ve 1 çay kaşığı tuz ile hazırladığınız 1 su bardağı suyu"  enginarların yarısına gelecek kadar koyup, tencerenin kapağını kapatın. Su kaynayıncaya kadar harlı ateşte, kaynadıktan sonra da   kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kararmamaları icin tencerenin altını kapattıktan sonra, kapağını açmadan tencerenin içinde soğutun).
  • Servis tabağına alıp, oda sıcaklığında servis edin.

Afiyet olsun.


 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Dolmalık Enginar Nasıl Temizlenir?


Enginar mevsimi başladı. Karaciğer dostu bu çok lezzetli sebzeyi bu aylarda bol bol yemeye çalışalım. Biz yurt dışında taze enginar konusunda fazla şanslı değiliz maalesef ama bu sene Arap Market’ten Ege’min enginarlarına benzer irice enginarlar buldum (tabii saplarını yine kesmişler) ve hemen annem usulü zeytinyağlı dolmasını yaptım.

Bence bir yemeğin lezzetli olmasındaki ilk ve en önemli aşama; kullanılacak sebzelerin taze olması ve doğru şekilde temizlenmesi , hazırlanmasıdır. Enginar hazırlanması zor  bir yemek zannediliyor fakat aslında çok basit, sadece biraz zaman istiyor.  Artık pazarlarda çanak kısımları  ayıklanmış olarak da satılıyor ama dolmalık yapmak istiyorsak sanırım hala iş başa düşüyor :)

Nasıl temizleneceği pek bilinmeyen bu sebzenin temizleme aşamalarını,  fotoğraflarla sizlere de anlatmaya çalışacağım.

Satın alırken dikkat etmemiz gerekenler;
  • Enginarların yaprakları koyu yeşil olanları makbuldür. Kararmış yapraklıları almıyoruz.
  • Tazeliği, bir de  sapının ortasından tutup sallamakla anlaşılır. Elastikiyeti kaybolmuşsa bayatlamış demektir.
Aldıktan sonra hemen tüketmeyecek isek;
  • Aynen kuşkonmazda yaptığımız gibi saplarını suya daldırarak birkaç gün  taze olarak saklayabiliriz. Suya koymadan önce ve her su değiştirmede sapları bir santim kadar kesilmelidir.
  • Pişirdikten sonra da hemen bir gün içinde tüketilmelidir. 24 saati geçerse zararlı maddeler üretebilir deniyor.
Deneyeceklere şimdiden kolay gelsin.


İnce doğranmış taze soğan, dereotu, maydanoz, ayıklanmış yıkanmış pirinç,  tuz, karabiber, zeytinyağı ve limon ile dolmanın iç harcını hazırlayın. Tüm malzemeyi iyice karıştırın.

Enginarları mutfak tahtasına alın, kesilmiş yarım limon (bu limonu temizledikten sonra hemen enginarlara sürüyoruz ki kararmasınlar)  ve büyükçe bir kapta "1 limon suyu, 1 tatlı kaşığı un, 1 tatlı kaşığı tuz" ile, enginarları temizledikten sonra içine koyacağımız suyu hazırlayın.

Enginarların sap kısımlarını üstte 2-3 parmak kalacak sekilde kesin.
(kestiğiniz saplarını atmayıp, üst sert kısımlarını soyarak havuçla birlikte  enginarların arasında pişirebilirsiniz).
Dış yapraklarından 2 veya en fazla 3 kat yaprağı dışa doğru çekerek, elinizle kopartın.

Alt kısımlarını tencereye düzgün oturabilmesi için bıçakla keserek aynı hizada düzeltin.
Enginarın kesilmiş alt kısımlarını mutfak tezgahının üzerine hafifçe vurarak, yapraklarının açılmasını sağlayın.

Yapraklarını elinizle yavaşça gevşetin .

İçteki tüylü kısımları bir tatlı kaşığı yardımı ile temizleyin.
Kesilmiş yarım limonu her tarafına sürerek, biraz da ortadaki boşluğa sıkarak, kararmaması için önceden hazırladığınız limonlu suda bekletin.

Suyunu süzdüğünüz enginarların  ortasına iç malzemesinden doldurun. Havuçları ve enginarların saplarını da soyarak hazırlayın.
  
Fotoğrafta görüldüğü gibi tencerenin içine yerleştirin.


Malzemelerini ve pişirilmesini,  gelecek paylaşımımda yayınlayacağım.
 
Herkese güzel bir hafta dileklerimle.
 
Sevgiler.



20 Kasım 2013 Çarşamba

Zeytinyağlı Yaprak Sarması



Zahmetli, el oyalayıcı ama Türk mutfağının en güzel zeytinyağlılarından biridir kendileri. İyi bir yaprak ve güzel hazırlanmış bir iç malzemeyle yapılırsa hele...
 
Yıllardır yaptığım sarmalarda hep ’birşeyi eksik bunun ama ne?’ der dururdum. Kullandığım malzeme hep aynıydı ama demek ki kullanılan miktarmış eksiklik duygusunu veren. Bu verdiğim ölçüleri birebir uygularsanız ,sanıyorum sizler de sonuçtan memnun kalacaksınız.
 
Şimdiden afiyet olsun, 
Sevgiler.
 
Not: Ben, ablamın bana her sene bıkmadan usanmadan pet şişelere doldurarak hazırladığı yaprakları kullandım. Ablacığıma tekrar buradan teşekkür etmek isterim. Yaprakların hazırlanışını görmek isteyenler buraya tıklayabilirler.

Malzemeler:
  • 4 adet büyük boy kuru soğan
  • 1 çay bardağı (küçük boy) zeytinyağı
  • 2-3 yemek kaşığı çam fıstığı
  • 2 su bardağı pirinç
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı yenibahar
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker ya da 2 adet kesme şeker
  • 1,5 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 2 yemek kaşığı kuş üzümü
  • 1/2 limonun suyu
  • 1 su bardağı kadar kıyılmış maydanoz
  • 1 çay bardağı sıcak su
  • 1/2 kg salamura ya da taze asma yaprağı
Üzerine:
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 su bardağı kaynamış su
  • 1/2 limonun suyu (isteğe bağlı)
Hazırlanması:
  • 4 adet kuru soğanı 'ince-yemeklik' doğrayıp, 1 çay bardağı zeytinyağı ve 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık ile 'fıstıklar pembeleşene kadar' kavurun. 
  • 2 su bardağı pirinci yıkayıp, süzün, tencereye ekleyin.  2 dakika daha kavurun.
  • Sonra sırasıyla; 1 yemek kaşığı kuru nane, 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı yeni bahar, 2 tatlı kaşığı toz şeker ya da 2 adet kesme şeker,  1,5 tatlı kaşığı tuz,  1 tatlı kaşığı karabiber, 2 yemek kaşığı kuş üzümü ve yarım limonun suyunu ekleyip, hepsini karıştırın.  1 çay bardağı kaynamış suyu da ilave edip çok kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar pişirin. Pirinçler suyunu çekince, tencerenin altını kapatıp soğutun. En son 1 su bardağı kıyılmış maydanozu da ekleyip, tüm malzemeyi karıştırın.
Salamura yaprak kullanacaksanız:
1/2 kg salamura asma yaprağını ılık suyla - birkac kez suyunu değiştirerek - yıkayın, suyunu suzun. Her bir yaprağı avucunuz içine ya da bir tabağa alıp, ortasına 1 tatlı kaşığı dolusu içten koyun, sigara böreği gibi sarın.
Taze yaprak kullanacaksanız:
Yaprakları güzelce yıkadıktan sonra  kaynar suda 1 dakika haşlayın, süzün ve aynı şekilde iç malzemesini koyup sarın.
  • Sarmaları pişireceğiniz tencerenin dibine bir sıra yaprak serin, üzerlerine sarmaları dizin. en üste bir sıra daha yaprak kapatıp yarım çay bardağı zeytinyağını gezdirin (bu aşamada ekşi olsun isterseniz diğer yarım limon suyu da ekleyebilirsiniz).
  • Yaprakların üzerine tercihen pisirme taşı ya da bir tabak kapatıp, 2 su bardağı kaynar suyu ekleyin. tencereyi "kapağını kapatarak"ateşe koyun. Su kaynayana kadar harlı ateşte, kaynadıktan sonra da kısık ateşte  30 dakika kadar pişirin.
  • Sarmaları piştiği tencerede tencerenin kapağı kapalı olarak soğutup, servis tabağına dizin. Limon dilimleri  ile süsleyip oda ısısında servis yapın.
Afiyet olsun


23 Eylül 2013 Pazartesi

Kuru Fasulye Pilakisi

 
 
Ben kuru fasulyeyi rahmetli anneciğim gibi pişiriyorum. Sulu, suyunun 'çok pişirmekten dolayı' rengi bulanıklaşıp koyulaşmamış, taneleri de erimemiş haliyle seviyorum. Bir de annem üzerine taze maydanoz yerine taze nane koyardı ki ben de naneyi daha çok yakıştırıyorum. Sanırım öyle alıştığım için, malum  annelerinin yemekleri her zaman en güzelidir  ...
 
Pişirirken arzu ederseniz yeşil  ya da kuru biber de ekleyebilirsiniz. Limon dilimleri ile servis yapabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı kuru fasulye
  • 1 büyük boy kuru soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 2 küçük boy havuç
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • 1 tatlı kaşığı toz seker
  • Kaynar su
  • Taze nane ya da maydanoz

Hazırlanması:

  • Kuru fasulyeleri akşamdan yıkayıp, tencereye koyun . Üzerini geçecek kadar  su ilave edip, sabaha kadar bekletin. Sabah suyunu değiştirin, üzerini 4 -5 parmak geçecek kadar su koyup tencereyi ocağa alın, kısık ateşte fasulyeler biraz yumuşayana kadar pişirin (suyu az gelirse kaynamış su ilave edin).
  • Fasulyeler haşlanırken üzerinde köpükler oluşacaktır, bu köpükler fasulyenin gazıdır. Bunları delikli kepçe ile alırsanız, fasulyenizin gazını biraz da olsa azaltmış olursunuz...
  • Soğanı  yemeklik, havuçları verev doğrayın. 1/2 çay bardağı  zeytinyağında soğanları ve havuçları, soğanlar şeffaflaşana kadar kavurun. Sarımsakları ve salçaları da ekleyip bir süre daha kavurun.
  • Eritmeden haşladığınız fasulyelerin suyunu süzün, soğuk sudan geçirin.
  • Fasulyeleri, tuzunu, şekerini ve üzerini geçecek kadar kaynar suyunu da tencereye koyup, kapağını kapatın. Kaynayana kadar harlı ateste, kaynadıktan sonra da kısık ateste, fasulyeler pişene kadar pişirin.
  • Soğuduktan sonra servis tabağına alıp, üzerine taze nane veya maydanoz doğrayarak servis yapın.
Afiyet olsun.   



20 Nisan 2013 Cumartesi

Zeytinyağlı, Portakallı Kereviz



'Zeytinyağlı, Portakallı Kereviz'  benim en favori zeytinyağlı yemeklerimden biridir. Bu yemeği hazırlarken öncelikle, kullandığım oranlara dikkat ediyorum. Sonuçta bu bir kereviz yemeği olduğu için diğer sebzeleri daha az miktarda kullanıyorum. Soğan hariç, bütün malzemeleri eşit boyda doğruyorum. Soğanı özellikle çok minik doğruyorum ki tadını versin ama kendini fazla göstermesin...
Üzerine dereotu çok yakışıyor, benim fotoğrafımda yok ama kullanmanızı tavsiye ederim.

Malzemeler:
  • 500 gr kereviz (varsa bir kaç ince dalı ve yaprağı) 
  • 1 adet soğan
  • 1 adet orta boy patates
  • 1 adet orta boy havuç
  • 1/2 çay bardağı 'taze, donuk ya da konserve' bezelye
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı 'taze sıkılmış' portakal suyu
  • 1/2 su bardağı su
  • Deniz tuzu
  • Dereotu
  • 1/2 limon suyu (kereviz ve patateslerin kararmasını önlemek için)
 
Soğanı çok  küçük  doğrayın, kerevizlerin, patatesin  ve havucun kabuklarını  soyun ve küp küp doğrayın (kerevizleri ve patatesleri kararmaması için kullanana kadar limonlu suda bekletin). Varsa, kerevizlerin taze dallarını ve küçük yapraklarını yıkayın, ince ince doğrayıp, bir köşeye ayırın.
Tencereye zeytinyağını koyun, orta ateşte hafifçe kızdırın. Çok  küçük doğradığınız soğanı ve 1  tatlı kaşığı deniz tuzunu yağa ekleyin. Soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin. Şeffaflaşan soğana havuçları ilave edip, 1-2 dakika daha kavurun.
En son kereviz, patates, bezelyeler ve bir köşeye ayırdığınız dallar ve yaprakları tencereye ekleyip, hepsini  karıştırın. 1 su bardağı portakal suyunu, 1/2 su bardağı suyu ilave edin.
Yüksek ateşte bir  taşım kaynadıktan sonra, ocağı en kısığa alarak, sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
Tencerede soğuduktan sonra, servis tabağına alın. Üzerine biraz kaliteli sızma yağ gezdirin, dolaba kaldırın.
Servis yapmadan 15 dakika önce dolaptan çıkarın, üzerine dereotu serpip, arzu ederseniz portakal kabuğu dilimleri ile süsleyin. Oda sıcaklığında servis yapın.
 
 
Afiyet olsun.
 
 

14 Mart 2013 Perşembe

Zeytinyağlı patlıcan

 
 
Çok hafif, farklı ve sağlıklı bir zeytinyağlı tarifim var bugün. Sevgili eltimde yıllar önce yediğim ve çok beğendiğim, yediğinizin patlıcan olduğunu, söylenmez ise anlayamayacağınız, hafif bir zeytinyağlı.

Farklı bir tarif dedim çünkü fazla bilinmiyor. Deneyeceklere şimdiden kolay gelsin, afiyet olsun...

MALZEMELER: (4-6 kişilik)
  • 4 adet orta boy patlıcan (ben çin patlıcanı kullanıyorum, Türkiye’de yaşayanlar için kemer patlıcanı tavsiye ederim).
  • 2 büyük boy soğan
  • 8-10 diş sarımsak
  • 1,5 limonun suyu ( yarım limonun suyu patlıcanları suda bekletmek için, kalan 1 limonun suyu da pişirirken kullanılacak).
  • 3/4 çay bardağı zeytinyağı
  • Deniz tuzu
  • Biraz şeker
  • Su
  • Dereotu
HAZIRLANIŞI:
  • Patlıcanların kabuklarını tamamen soyup, 1 parmak kalınlığında dilimleyin. Patlıcan dilimlerini içine yarım limonun suyu ilave edilmiş tuzlu suda, 15 dakika bekletin. Kağıt mutfak havlusunun üzerine çıkararak, kurulayın.
  • Soğanları ince piyazlık doğrayın, sarımsakları ince kıyın.
  • Zeytinyağ, limon, tuz ve şekeri çırpma teli ya da çatal ile, yoğunlaşana kadar çırpın.
  • Tencereye bir sıra patlıcan, bir sıra soğan ve sarımsak olacak şekilde, malzemeler bitene kadar döşeyin.
  • Zeytinyağlı karışımı üzerine dökün, tencerenin kenarından patlıcanlarla aynı seviyede olacak kadar su ekleyip tencerenin kapağını kapatın ve su kaynayana kadar orta, kaynadıktan sonra da kısık ateşte patlıcanlar pişene kadar pişirin.
  • Altını kapattıktan sonra tencerenin kapağını açmadan soğumaya bırakın.
  • Servis tabağına alıp, üzerinde ince kıyılmış dereotu ile servis yapın.

Afiyet olsun.



7 Şubat 2013 Perşembe

Silikon Kalıplarda Fava Bakla

 

Köfteli pilav tarifim, uzun süre sabırla yan karede sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Bugün ’şimdi sıra bana geldi diye sevinmişken ’fotoğrafı gece ışığında çekildiğinden dolayı pek güzel olmadığı’ gerekçesi ile, bir süreliğine daha bekletilmesine karar verildi...En kısa zamanda tekrar deneyip, daha güzel bir fotoğraf ile yayınlayacağım.
 
Bugün sizlerle, daha önce yayınladığım bir tarifimin farklı bir sunumunu paylaşacağım.
 
Fava bakla benim için özellikle balık sofralarının vazgeçilmez mezesidir. Fava tarifimi sizlerle daha önce paylaştığımda, büyük boy tart kalıbında şekillendirmiştim. Simdi yine aynı tarifi, tek kişilik servis yapılabilecek silikon kalıplarda denedim. Görsel olarak hangisi daha güzel ben karar veremedim ama servis olarak tek kişilik kalıptakiler daha kolay ve tabağınıza aldığınızda da şekli bozulmuyor.
 
Geçenlerde balık şeklinde bir kalıp bulup aldım. Şimdi bir balık daveti vermem lazım ki onu da deneyebileyim:)
 
Ben favayı ’binbir surat’ olabildiği için de çok seviyorum galiba...Mesela sevgililer günü geliyor, sevdiğinize güzel bir sofra hazırlamayı düşünüyorsanız, favanızı kalp şeklinde bir kalıba dökerek servis yapabilirsiniz!..
 
Tarife ulaşmak için burayı tıklayınız lütfen.
 
Not: Tarifi aynı ölçüde uyguladım. 12 adet slikon kalıba tam geldi. Eğer kalıplarınız küçük ise ve fava artarsa kalanını elinizde olan herhangi bir kaba koyup, daha sonra kendinize güzel bir ziyafet çekebilirsiniz.
 
 
 
 
 

30 Ocak 2013 Çarşamba

Zeytinyağlı Lahana Sarma



Biraz uğraştırıcı ancak ’uğraştığıma değdi’ dedirten bir zeytinyağlı, yıllar içinde deneye deneye ’işte budur’ dedirten bir tarif...
Lahana sarması yaparken dikkat etmemiz gereken bazı püf noktaları var. Öncelikle lahanayı seçerken mutlaka büyük boy seçin ve içinin ’kof’ yani ’boşluklu’ olmasına dikkat edin ( yaprakları daha kolay ayrılacaktır).
Sararken; lahananın yapraklarındaki 'sert damarli kısmını' bıçakla kesin.
Sarmayı pişireceğiniz tencerenin dibine, 1 adet piyazlık doğranmış kuru soğan, 1/2 demet irice doğranmış maydanoz, 1 adet kabukları kazınıp irice doğranmış havuc ve kullanmadığınız yaprakları serin ki daha lezzetli olsun (bunları da ayrı bir tabakta servis edebilirsiniz).
Pişme süresi bittikten sonra kapağı hemen açmayın. Bırakın kendi buharında soğusun.
Son olarak da sarmaların üzerine 1 adet kabukları ile yuvarlak dilimlenmiş limonu dizin ve bir ağırlık  koyun .


Malzemeler:
  • 1 orta boy lahana
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 çorba kaşığı dolmalık fıstık
  • 3 orta boy soğan (ince piyazlık doğranmış)
  • 2 su bardağı pirinç
  • 1 Türk kahve fincanı kuş üzümü
  • 1 çorba kaşığı dolma baharı
  • 2 adet kesme şeker
  • 1 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çorba kaşığı kuru nane
  • Deniz tuzu ve karabiber
  • Ince kıyılmış maydanoz
  • 1/2 limon suyu
  • 1 su bardağı kaynar su
Tencerenin dibine: (isteğe bağlı)
  • 1 adet piyazlık doğranmış kuru soğan
  • 1/2 demet irice doğranmış maydanoz
  • 1 adet kabukları kazınıp irice doğranmış havuc 
  • Kullanmadığınız yapraklar
Üzeri için:
  • 1 su bardağı kaynar su
  • Biraz deniz tuzu
  • 1/3 çay bardağı zeytinyağı
  • 1/2 limon suyu
  • 1 adet kabukları ile ince dilimlenmiş limon
1 Büyük boy bir tencerede suyu kaynatın ve içine 1 tatlı kaşığı tuz ve az şeker atın.
2 Lahananın en üst yapraklarını atın, sapını bıçak ile oyarak çıkartın. Kök kısımlarından keserek, yaprakları tek tek ayırın, yıkayın (ortada kalan kısmını birkaç gün sonra çorba ya da kapuska yapmak üzere dolaba kaldırın). Yaprakları kaynar suya atıp, çok eritmeden 3 dakika kadar haşlayın (bu süre lahananın cinsine göre biraz değişebilir).
3 Kuş üzümlerini sıcak suya koyup 15 dakika kadar bekletin.
4 Haşlanan yapraklar süzülürken, pirinci yıkayıp süzün. Soğanları soyun, yıkayın ve ince ince piyazlık doğrayın.
5 Bir tencereye yağı koyun, fıstıkları hafif pembeleşene kadar kavurun. Kavrulan fıstıkların üzerine soğanları ekleyerek, soğanlar iyice yumuşayana kadar kavurun. Pirinci ekleyin ve kavurmaya devam edin. Son olarak içine süzdüğünüz kuş üzümünü ekleyerek, 1 su bardağı kaynar suyu,  tuzunu ve şekerini ilave edin. Kısık ateşte kapağı kapalı olarak, pirinçler suyunu çekinceye kadar biraz pişirin.
6 Pişen iç harcı bir tepsiye yayın. Soğuyunca içine kıyılmış maydanozu ve baharatları  ekleyerek güzelce karıştırın.
7 Lahana yapraklarının düzgün sarılabilmesi için ortadaki damarı bıçak yardımıyla çıkartın.Yırtık ve kalın lahana yapraklarından tencerenin dibi için biraz ayırın.
8 Hazırladığınız yapraklara 1-2 yemek kaşığı harç koyarak sıkıca sarın.
9 Tencerenin dibi için hazırladığınız malzemeyi yapraklar üstte kalacak şekilde döşeyin. Dolmaları sıkıca yanyana dizin, üzerlerine ince dilimlenmiş limon dilimlerini koyun. En üste ters çevirerek porselen bir tabak ya da dolma taşı kapatın.
10 1 su bardağı kaynamış suya biraz tuz, yarım limon suyu ve 1/3 çay bardağı zeytinyağı ekledikten sonra sarmaların üzerine dökün.
11 Önce orta ateşte, su kaynadıktan sonra kısık ateşte ve kapağı kapalı olarak (ara sıra suyunu kontrol ederek) suyunu çekene kadar pişirin. Dolmalar pişince ocağın altını kapatın, kapağı kapalı olarak oda sıcaklığına gelinceye kadar bekleyin.
12 Servis tabağına alıp, oda sıcaklığında servis edin.

Afiyet Olsun.
 

13 Ocak 2013 Pazar

Tavada Sebzeli Mücver



Hatırlarsanız kabak dolması yaptığım zaman kabağı oyduğumda içinden artan kabaklar ile sağlıklı bir mücver yapabiliriz demistim. Araya yeni yıl girince tarifi yayınlamam biraz gecikti...
 
Bildiğimiz gibi mücver bol yağda kızartılarak yapılıyor ama bana göre oldukça ağır oluyor. Bu yöntemle de kızartma versiyonunun lezzetine çok yakın hem de daha hafif bir mücver yapabiliriz.
 
Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun...
 
MALZEMELER:
  • 1orta boy kabak (kabuklarıyla rendelenecek)
  • 1orta boy patates
  • 1orta boy havuç
  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • 4-5 adet taze soğan ya da 1 orta boy kuru soğan
  • 1-2 diş sarımsak
  • Dereotu, maydanoz
  • Deniz tuzu, karabiber, pul biber, kuru nane
  • Göz kararı un ( boza kıvamında olacak)
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı (1 kaşık karışıma, kalan 1 kaşık ta tavaya konulacak)
HAZIRLANIŞI:
  • Kabağı, havucu, patatesi ve kaşarı peynirini rendeleyin.
  • Maydonuzu,  dereotunu taze soğanı ve sarımsağı ince ince kıyın, karışıma ilave edin. Yumurtaları, tuzu zeytinyağını ve baharatları ekledikten sonra, bir kaşık yardımıyla hepsini karıştırın. En son da kabartma tozunu ve elenmiş unu, karışım boza kıvamına gelinceye kadar ekleyin.
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağla yağlanmış ve kızdırılmış  yapışmaz yüzeyli tavaya karışımı dökün. Uzerine kapak kapatarak kısık ateşte altı kızarana kadar pişirin. Bir yüzü piştikten sonra, kapak yardımı ile diğer yüzünü çevirip yine kısık ateşte diğer yüzünü de pişirin.
  • Servis tabağına alıp sıcak ya da soğuk olarak servis yapın.

29 Kasım 2012 Perşembe

Fırında İmambayıldı


 

İmambayıldı, patlıcanın en sevdiğim hali... Aslında patlıcanın her halini severim; salatasını, şakşukasını, yoğurtlu kızartmasını, karnıyarığını... Ancaak imambayıldı 'bence' hepsini geride bırakır...
Ben zeytinyağlıları akşam yemeğinde yiyemem çünkü onlara sıra gelene kadar doymuş olurum genelde. O bakımdan, zeytinyağlı yemekler benim öğlen öğünlerimdir. Aç karnına, yanında taze ekmekle hımmm...
Bu tarifin orijinalinde patlıcanlar bol zeytinyağında hafif kızartılır. Ancak sağlık için kızartmalardan sakındığımızdan ben bu yöntemle yapıyorum, çok hafif ve lezzetli oluyor, denemenizi tavsiye ederim. Bu yöntemle pişirmeye alıştıktan sonra, kızartmalısı çok yağlı gelmeye başlıyor zaten.

Not: İç malzemeniz artarsa üzerine yumurta kırıp kendinize ’ menemen tadında’ bir öğlen öğünü yapabilirsiniz.

İç harcı için;  (4 kişilik)
  • 4 adet patlıcan (tercihen; Türkiye’de yaşayanlar için kemer patlıcanı, Kanada’da yaşayanlar içinse çin patlıcanının uzun ve küçük boyda olanları)
  • 3 adet orta boy kuru soğan
  • 6-8 diş sarımsak
  • 2 adet sivribiber (isteğe bağlı)
  • 2 adet domates
  • Deniz tuzu, karabiber
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1/3 demet maydanoz
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 su bardağı su
Hazırlanışı:
  • Fırınınızı üstten açın (broil) ve fırın telini en üst rafa çıkarın.
  • Patlıcanların kabuklarını sebze soyacağıyla alacalı soyun. Sap bölümündeki yeşil kısımları kesin ama sapını bırakın (benim fotoğrafımdaki patlıcanın sapı maalesef kesildi ancak sapı kalırsa daha makbul deniyor).
  • Patlıcanların acısının gitmesi için üzerlerine bolca deniz tuzu serpip, 15 dakika bekletin. Bu süre sonunda yıkayın ve kağıt havluyla kurulayın. 
  • Patlıcanları bir fırın tepsisine dizin. Her tarafına bolca fırça ile zeytinyağı sürün, fırına verin, üzerleri kızarana kadar kızartın (üst rafta olduğu için çabuk kızarıyor aman dikkat!). Diger yüzlerini de çevirip, gerekiyorsa biraz daha yağ sürüp kızartın, soğumaya bırakın.
  • Bu arada soğanları ince piyazlık doğrayın ve 3 yemek kaşığı zeytinyağıyla beraber renkleri hafif değişene kadar kavurun. Irice doğranmış sarımsakları ekleyip 2-3 dakika daha kavurun. Çekirdekleri çıkarılmış ve ince halkalar halinde doğranmış sivri biberleri de ilave edip, biraz daha kavurun.
  • Ardından kabukları soyulup  küp küp doğranmış domatesleri karışıma ekleyin.  Hepsini 5 dakika kadar orta ateşte pişirin. Tuzu ve şekeri serpin.
  • En son ince doğranmış maydanozu ekleyin. Tüm malzemeyi karıştırın ve ocağın altını kapatın.
  • Patlıcanları ortalarından (çok derin olmayacak şekilde), bir bıçağın ucu ile kesin. Tatlı kaşığıyla hafifçe bastırarak ortalarında bir havuz yapın, içlerine çok az miktarda toz şeker sürün.
  • Bu havuza iç malzemelerini koyun. Üzerlerine biraz zeytinyağı gezdirin.
  • 2 su bardağı suyu iç malzemesini pişirdiğiniz tavada çok az tuz ile kaynatın ve tepsinin kenarından dökün.
  • Tekrar önceden ısıttığınız ve telini 'üstten' 'ortaya' aldığınız 400F- 200C fırında 25-30 dakika kadar pişirin.
  • Soğuyunca bir servis tabağına dizin ve buzdolabına kaldırın. Yemekten yarım saat kadar önce dolaptan cıkartıp, oda sıcaklığında servis yapın.
Afiyet olsun.

6 Eylül 2012 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI, KORUKLU BAMYA

 
 
Ege mutfağından bir tarif daha... Koruklu bamya nasıl pişirilir?
 

Bamya pişirirken dikkat edeceğimiz noktalar;
 
Tepelerini kesmeden önce bol su ile yıkamalıyız ve bamyaların tepesini kuralına uygun kesmeliyiz.
Kestikten sonra üzerlerine limon suyu sıkmalıyız. 
Bir de tepelerini, bıçağı yan tutarak, koni şeklinde, tepecikdeki deliklere mümkün olduğunca değmeden kesmemiz gerekiyor ki bamyalar ağlamasın...
 
Rahmetli halam “ Bamyayı usulüne göre kesmezsen, sofraya salya sümük ağlamış bir bamya gelir“ derdi :)
 
Türkiye’deki yaz tatilim süresince, iki haftada bir bamya aldım pazardan, o kadar taze ve güzeldiler ki. Yaşadığım bu şehirde taze bamya bulunuyor bulunmasına da, o kadar büyük ve çekirdekliler ki, Türk konservelerini alıp pişirmeyi tercih ediyorum.
 
Haziran sonunda bahceden koruk da bulduk ve ben sevgili bamyamı en sevdiğim yöntemle, korukla pişirdim. Koruk olmazsa limon suyu da olur tabii ki...Bir de uzunca bamyalar zeytinyağlı için daha uygundur.
 
Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun.
 
MALZEMELER: (4 kişilik)
 
  • 500 gram bamya
  • 1 orta boy soğan
  • 3 adet orta boy domates
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 salkım koruk
  • 1/2 limon suyu (koruk kullanmayacaksanız 1 limon suyu)
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • Biraz tane karabiber (isteğe bağlı)

  • HAZIRLANIŞI:
    • Bamyaları yıkayın, kurulayın ve bıçakla tepe kısımlarını döndürerek 'koni şeklinde' keserek ayıklayın (tepedeki deliklere değmeden kesmeye dikkat edin ki bamyanın salyası akmasın).
    • Tencerede zeytinyağını  kızdırın,  yemeklik doğranmış soğanı ilave ederek soğanın rengi değişmeden, şeffaflaşana kadar kavurun.
    • Kabuklarını soyduğunuz domatesleri minik küpler halinde doğrayın ve kavrulan soğana ekleyin.
    • Ayıklanmış, limonda bekletilmiş bamyaları tencereye ilave edin. 1 salkım koruğunu, sarımsağını, tuzunu ve tane karabiberi de koyduktan sonra, 1 su bardağı kadar ılık su ilavesi ile pişmeye bırakın.
    • Kaynayıncaya kadar orta hararetli ateşte, kaynadıktan sonra kısık ateşte bamyalar erimeden pişirin. Karıştırmak gerekirse, tencereyi sallayarak karıştırın ki bamyalar ezilmesin.
    • Oda sıcaklığında servis yapın.
    Afiyet olsun.