31 Aralık 2010 Cuma

İYİ SENELER



Geçen yıl, benim diktiğim “geyik ailem“ ile sizlere iyi seneler dilemiştim. bu sene de eşimin eseri olan “kütük geyik kızımız“ ile yeni yılınızı kutlamak istedim.
Sevdiklerinizle, mutlu, yarınlardan umutlu, sağlıklı ve şanslı bir yıl geçirmenizi diliyorum...

Sevgiler,

Asuman







26 Aralık 2010 Pazar

YILBAŞI MASASI ve patates püresinden çam ağacı










Yeni yılda masa hazırlarken, illaki yeniyıl renklerinde masa örtüsü ve tabakları vs. almamız gerekmiyor. Elimizdeki imkanlarla, biraz da yaratıcılık ile, herzaman kullandığımız masa örtüsü ve peçetelerimizi yeni yılda, minik aksesuarlar yardımı ile, çok farklı bir havada kullanabiliriz.
Fotoğraflardan gördüğünüz gibi, ben peçetelerimi noel baba şapkası şeklinde katladım, uçlarına 1 dollarlık dükkandan aldığım ponponları koydum, içlerine de her gelen misafirime 1 paket vermek üzere, yine dollar dükkanından aldığım minik kutulara çikolatalar koyup, şapkaların içine yerleştirdim.
Şarap kadehlerinin altına IKEA’dan aldığım yıldızları taktım, yine yıldızlar ile birlikte gelen, ucu şapkalardaki gibi parlak ponpon olan kürdanlarımı da (maalesef aceleden fotosunu çekmeyi unutmuşum) ortadaki mezelerden birinin üzerine koyduktan sonra, masa düzenlemesi tamamlandı.
En alttaki fotoğraftaki yılbaşı ağacımı hazırlamak için de, yine dollarcıdan aldığım aliminyum kalıba, 1 gün önceden zeytinyağlı patates püresi hazırlayıp, buzdolabına koydum. Ertesi gün servisten 1 saat kadar önce dolaptan çıkartıp, resimde gördüğünüz gibi süsledim. Özellikle çocukların çok beğenisini kazandı...
Aynı fikri patates püresi yerine fava bakla ile de deneyebilirsiniz. Süslerken cherry domates yerine dilimlenmis içi biberli yeşil zeytin, siyah zeytin ve de kırmızı tane karabiber kullanabilirsiniz.
Elimizdeki imkanlarla ve biraz da hayal gücümüzü kullanarak bence iddiasız ama şirin bir masa oldu, sizce???

24 Aralık 2010 Cuma

NOHUTLU, ŞEHRİYELİ YOĞURT ÇORBASI



İçimizi ısıtacak, sıcacık bir tarif...


 Malzemeler:
  • 1 su bardağı su
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • 2,5 su bardağı yoğurt
  • 1/2 su bardağı tel şehriye
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • Deniz tuzu, karabiber, kuru nane, pulbiber
Hazırlanışı:
  • Tel şehriyeyi, 1 su bardağı su ile 3 dakika kaynatın.
  • Yoğurdu, yumurta sarısını ve unu çırpıp,  3 su bardağı tavuk suyunu da ilave ederek iyice karıştırın.
  • Kaynayan çorbanın suyundan az bir miktar alarak, yoğurtlu karışımı ılıtın ve azar azar -sürekli karıştırarak - tencereye bosaltın.
  • Kaynamaya başladığında, nohutları ilave edin ve koyulaşana kadar ara sıra karıştırarak pişirin.
  • Altını kapatmadan önce tuzu ilave edip, üzerine tereyağda kızdırdığınız baharatları dökerek servis yapın.
Afiyet olsun.



18 Aralık 2010 Cumartesi

KARİDES GÜVEÇ



Karides soteyi, taze karides alıp kendiniz temizleyerek yapabileceğiniz gibi, marketlerde hazır olarak satılan dondurulmuş karides ile de hazırlayabilirsiniz. Ama tazesi ile hazırlanan kesinlikle daha lezzetli oluyor, belirteyim...
Donuk karides ile yapacaksanız, karidesleri tercihen 1 gece önceden buzluktan çıkarıp, ertesi güne kadar buzdolabının içinde çözülmeye bırakın. Soğuk suda yıkayıp suyu iyice süzüldükten sonra pişirin.
Tek tek güveçlerde yapabileceğiniz gibi, büyük bir güveçte de hazırlayıp sofranıza öyle getirebilirsiniz...

 KARİDES NASIL AYIKLANIR?
  • 1, 5 litre suyu kaynatıp içine; 1 Türk kahvesi fincanı limon suyu, 1/2  Türk kahvesi fincanı üzüm sirkesi, 1 tatlı kaşığı deniz tuzu ekleyip,1 kilo karidesi 2-3 dakika kadar haşlayın.
  • Haşlanmış karidesleri süzün, ilk sıcaklığı çıktıktan sonra önce kafasını koparın, sonra kabuklarını soyup ( bu arada bacakları da kopacaktır) kuyruk kısmından tutarak etini kuyruktan çekip ayırın ( isterseniz kuyruğunu bırakabilirsiniz).
  • Sırtındaki ince damarı bir kürdan yardımı ile ya da parmağınızla çekip çıkardıktan sonra karidesleriniz sotelenmeye ya da başka bir yöntemle pişirilmeye hazırdır.

 Karides güveci iki şekilde yapabiliriz;
  1. Güvece malzemeleri çiğden koyup fırında yapabiliriz.
  2. Tüm malzemeyi bir tavada pişirip, güvece alıp, üzerine kaşar peyniri serptikten sonra, peynir eriyene kadar fırında tutarak da hazirlayabiliriz.
Ben genelde ikinci yöntemi tercih ediyorum, sizlere de tarifi bu yöntemle vereceğim.

GEREKEN MALZEMELER:
  • 1-2 yemek kaşığı sıvıyağ ya da tereyağı
  • 3-4 diş sarımsak, bıçakla ince doğranmış
  • 1 adet küçük boy kuru soğan, ince doğranmış
  • 200 gr. mantar, dilimlenmiş
  • 1 kg. orta boy karides, haşlanmış ve temizlenmiş
  • 2 adet sivri biber, halka halka doğranmış
  • 2 adet büyük boy domates, kabukları soyulup, küp küp doğranmış
  • Taze kekik, ince doğranmış
  • Üzerine; Rendelenmiş mozzerella ya da kaşar peyniri
HAZIRLANIŞI:
  •  Tercihen döküm tavada sıvıyağı ısıtın. İnce doğranmış sarımsakları koyup birkac saniye  kavurun, soğanları ekleyip, şeffaflaşana kadar kavurun. Mantarları ekleyip, suyunu salıp çekene kadar pişirin. Sivri biberi ekleyin ve 1 dakika  kadar da biberle kavurup, karidesleri ilave edin (karidesler zaten haşlanmış olduğu için,  birkaç saniye karıştırmanız yeterli olacaktır).
  • En son domatesleri ilave edip, domatesler yumuşayana kadar pişirin. Tuzunu, karabiberini, pulbiberini ve varsa taze yoksa kuru kekiğide ekleyip, tüm malzemeyi karıştırıp, ocaktan alın.
  • 4 adet güvece paylaştırıp, üzerlerine rendelenmiş kaşarı serperek, 400F -200C ye ısıtılmış fırında kaşarlar eriyene kadar ısıtın.



     Afiyet olsun



14 Aralık 2010 Salı

Kraft soslu tavuk



Bir firmanın ücretsiz reklamını yapmak bu olsa gerek. Ama o kadar lezzetli oldu ki paylaşmadan edemedim. Hazırlaması ve pişirmesi toplam 10 dakika, yemesi birkaç dakika...Hani bazen canınız hiç mutfakta uzun zaman harcamak istemez, ya da yorgunsunuzdur ama birşeylerde yapıp sofraya koymak gerekiyordur, iste bu sos bence böyle günler için hazırlanmış :) Tek sorun sosu bulabilmek, eğer Kanada’da yaşıyorsanız o da sorun değil ama diğer ülkelerde bulabilirmisiniz emin değilim.
Sos, 4 farklı lezzette ve salata sosu ile birlikte satılıyor. Ben “Cracked black pepper “ sosu ile hazırladım.
Tavukları (göğüs eti kullandım) istediğiniz büyüklükte küp parçalara doğrayın, biraz sıvıyağda rengi değişene kadar kavurun. Arzu ederseniz mantar ve istediğiniz renkte biberlerde ekleyip, indirmeden önce üzerine sostan 2-3 yemek kaşığı ilave edin ve yanında sevdiğiniz bir pilav ile servis edin.

 
 Afiyet olsun.


10 Aralık 2010 Cuma

İKİ RENKLİ PANCAR SALATASI


 

 Pancar salatasının birçok farklı hazırlama şekli var. Ben burada haşlanmış, sosla tatlandırılmış halkaları ve ortasında da haşlandıktan sonra rendelenip, sarımsaklı yoğurtla karıştırılmış püre halini sizlerle paylaştım. Eğer pancarları hemen tüketmeyecekseniz, haşlayıp istediğiniz şekilde ve boyda kestiğiniz pancarları, cam kapaklı bir kaseye ya da cam bir kavanoza alıp, üzerini kapatacak kadar soğuk su, birkaç diş irice doğranmış sarımsak, deniz tuzu, çok az şeker ve biraz da üzüm sirkesi ekleyerek, buzdolabında 1-2 hafta kadar tutabilirsiniz. Böylece istediğiniz kadarını çıkarıp, servis yapmadan önce üzerine biraz zeytinyağı dökerek, yemeklerinizin yanında servis yapabilirsiniz.
Bir başka alternatif de, halkanın ortasına rendelenmiş pancar yerine, yıkayıp ayrı bir yerde 1-2 dakika haşladığınız ve iyice kuruladığınız yapraklarını koyabilirsiniz.
Şimdiden afiyet olsun.
 
Malzemeler:
  • 4 adet - tercihen aynı boy - pancar
  • 2 diş sarımsak
  • 3 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı üzüm sirkesi
  • 1 cay kaşığı şeker
  • Deniz tuzu
  • Su
Rendelenmiş pancar için:
  • Biraz süzme yoğurt
  • 1 diş sarımsak
  • Deniz tuzu
Yapılışı:
  • Pancarları, kabuklarını soymadan, kaynar su dolu bir tencerede 25 dakika, ya da düdüklü tencerede 13-15 dakika haşlayın. Suyunu süzüp, kabuklarını soyun, bir santim kalınlığında dilimleyin ve aynı boyda olanları servis tabağına yerleştirin. Uçlardan çıkan küçük parçaları da bir başka tabağa rendeleyin.
  • Sarımsakları büyük bir bıçak ile ince kıyın ve  bir karıştırma kabına alın. Üzerine sirke, tuz, şeker  ve zeytinyağını döküp çırpın, pancarlar hala ılıkken üzerlerine gezdirin.
  • Rendelediğiniz pancarların elinizle suyunu sıkıp,  icine istediğiniz miktarda süzme yoğurt ilave edin (yoğurt ekledikce pancarın rengi açılacak, hangi tonda olmasını istiyorsanız, yoğurdu o kadar koyun). 1 diş sarımsağı biraz tuzla dövüp içine ekleyin ve hepsini karıştırıp kücük bir kalıba alın. Kalıbı, servis tabağına halka halinde dizdiğiniz pancarların ortasına ters çevirin.
  • Üzerine 1 adet siyah zeytin koyup, isteğe göre dereotu ile süsleyerek servis yapın.

Not: Buzdolabında saklayacak iseniz; o zaman dilimlenmiş pancarların üzerini geçecek kadar soğuk su koyun.  Tuzunu, şirkesini şekerini de ekleyip, kapaklı bir kapta buzdolabında 1-2 hafta tutabilirsiniz.

6 Aralık 2010 Pazartesi

FIRINDA KABAK KIZARTMASI


Fırında kızardığı için çok hafif, hazırlanışı çok kolay, sağlıklı ve çok lezzetli...

Malzemeler: (6-8 kişilik)
  • 6 adet kabak
  • 2 yemek kaşığı mısır unu
  • 3/4 Türk kave fincanı zeytinyağı
  • Deniz tuzu
  • Karabiber
  • Pulbiber
  • Kekik
Üzerine:
  • Sarımsaklı yoğurt ve dereotu
Hazırlanışı:
  • Kabakları alacalı soyup, orta kalınlıkta jülyen doğrayın.
  • Doğranmış kabakları derin bir kaba koyun, üzerine 3/4 Türk kahve fincanı zeytinyağı, 2 yemek kaşığı mısır unu, tuz, karabiber, kekik ve pulbiberi de ekleyip hepsini güzelce harmanlayın.
  • Tüm malzemeyi teflon ya da yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dökün, önceden ısıtılmış 400F firında ara sıra karıştırarak 20-25 dakika kadar pişirin.
  • Soğuduktan sonra servis tabağına alıp, üzerini sarımsaklı yoğurt ve dereotu ile süsleyip servis yapın.
Afiyet olsun.

2 Aralık 2010 Perşembe

FAVA BAKLA


  

Nasıl asıl bir görüntü, nasıl bu sofranın kralı benim diyen bir duruş... Gerek görüntüsü gerekse de lezzeti ile mezelerin kralı bence fava bakla. Hele hele balık sofralarının vazgeçilmezi...

Malzemeler: (10 - 12 kişilik)
  • 2 su bardağı fava
  • 1 büyük boy kuru soğan
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 adet limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı seker
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • Dereotu
Üzerinin sosu için:
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı ile 1/2 limonun suyunu çırpıp, servis yapmadan hemen önce favanın üzerine dökün.
Hazırlanışı:
  • Baklaları 1 gece önceden, icine biraz limon suyu sıkılmış ılık suya koyun.
  • Ertesi gün derince bir tencereye, 1/2 çay bardağı zeytinyağını koyup, irice doğranmış soğanı seffaflaşana kadar kavurun ( soganların renginin degişmemesine dikkat edin ).
  • Baklaların suyunu süzdükten sonra, üzerini iki parmak geçecek kadar su koyun, ara sıra karıştırarak kısık ateşte baklalar ezilene kadar pişirin (eğer gerekirse pişerken biraz daha su ilave edebilirsiniz, suyunu çok çektirmeyin, hafif sulu kalacak). Tuzunu ve şekerini ilave edin.
  • Pişen püreyi süzgeçten geçirin ya da robotto çekin. Içine incecik doğradığınız dereotunu ve 1/2 limonun suyunu ekleyip iyice karıştırın.
  • Hafifçe ıslattığınız ya da zeytinyağı ile iyice yağladığınız, istediğiniz bir kalıba dökün. Kalıbı birkaç kez tezgaha vurarak pürenin içindeki hava kabarcıklarını çıkarın ve pürenin kalıba iyice oturmasını sağlayın.
  • Favayı soğuttuktan sonra, bir gece buzdolabında bekletip yanında isteğe göre kırmızı soğan, dereotu ve üzerinde zeytinyağlı limon sosuyla servis edin.

 Afiyet olsun.

NOT:
Soğanı zeytinyağda  öldürmek yerine, yine irice doğrayıp favayla birlikte haşlayabilirsiniz, o zaman zeytinyağını limon ile aynı aşamada ekleyebilirsiniz.

28 Kasım 2010 Pazar

FIRINDA SEBZELİ SOMON





Burada, istediğimiz balığı taze bulabilmek her zaman mümkün olmadığından, ben Costco’dan aldığım ve gerçekten çok taze olan bütün somon ile hazırladım. Sizler herhangi bir büyük balık ile deneyebilirsiniz. Yüksek ısıda ve üstü açık pişirdim. Sebzeler de, balıkta aynı zamanda ve tam kıvamında pişti.





Malzemeler ( 2 kişilik):

  • 1 adet somon
  • 2 orta boy patates
  • 10 adet cherry domates
  • 1 kırmızı biber
  • 1 yeşil biber
  • 1 havuç
  • 1 kuru soğan
  • 1 defne yaprağı
  • 2 diş sarımsak
  • 1 limon ya da lime ( yarısı dilimlenmiş, yarısı sıkılmış )
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı ( 1 yemek kaşığı balığa, 2 yemek kaşığı sebzelere)
  • Pul biber
  • Deniz tuzu
  • Karabiber 
Hazırlanışı:
  • Balığı temizleyip yıkayın, her iki tarafına da keskin bir bıçakla derin çizikler atın. 1 yemek kaşığı zeytinyağ, biraz limon suyu, tuz ve karabiber ile her tarafını ovun (karın boşluğu dahil)
  • Sebzeleri soyup irice doğrayın, kalan zeytinyağı ve limon suyunu, tuzu, karabiberi, pul biberi ilave edip hepsini harmanlayın.
  • Yağlanmış bir tepsiye ( ya da yapışmamasını garantilemek için yağlı kağıt serilmiş tepsiye) balığı ve sebzeleri koyun.
  • Önceden ısıtılmış 400F-200 C fırında - tepsiyi ara sıra sallayarak - balık ve sebzeler kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun.




20 Kasım 2010 Cumartesi

Bisküvili, elmalı toplar ve çay saati





 

 

Güneşli ve çok güzel bir haftasonu öğleden sonrasında hazırlanmış çay masamızda neler vardı?

Patates salatası
Ispanaklı pay-börek
Keçi peynirli atıştırmalık
Lorlu piramit pasta
veeee
Elmalı, bisküvili toplar


Bloğumda tarifi olanların linkini veriyorum, üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Elmalı topların tarifi hemen geldi, ıspanaklı böreği de en kısa zamanda paylaşacağım.


ELMALI, BİSKÜVİLİ ATIŞTIRMALIK TOPLAR

Malzemeler:
  • 2 paket petibör bisküvi
  • 2 adet kırmızı elma
  • 2 çorba kaşığı kakao
  • 100 gr. bitter çikolata
  • 1 Türk kahve fincanı süt
  • 1 çorba kaşığı konyak ya da sevdiğiniz herhangi bir likor
Üzeri için:
  • İnce hindistan cevizi
  • Kavrulmuş file badem
  • Cekilmiş antep fıstığı
  • Kakao
Hazırlanışı:
  • Bisküvileri robotta  toz haline gelene kadar çekin.
  • Elmaların kabuklarını soyup rendeleyin, çikolatayı rendenin kalın tarafı ile rendeleyin ya da bıçakla incecik kıyın.
  • Bisküvileri bir kaba alın. Rendelenmiş elma, rendelenmiş çikolata, süt, kakao ve konyağı ekleyip, tüm malzeme iyice karışana kadar elinizle yoğurun.
  • Karışımı kapaklı bir kaba alıp buzdolabında dinlendirin (1 gece bekletirseniz daha güzel oluyor). Hamurdan istediğiniz  büyüklükte parçalar koparıp, elinizle yuvarlayın.
  • Üzeri için verilen malzemelerden istediğinize ya da benim gibi, biraz biraz hepsine bulayıp, servis yapın.

Afiyet olsun.


Bir öneri: Top haline getirdiğiniz karışım ile üst malzemelerini, servis yapmadan hemen önce buluşturursanız, bademler yumuşamamış, kakao ve antepfıstığı da ıslanıp görüntüleri ve lezzetleri bozulmamış olur.





12 Kasım 2010 Cuma

Patlıcanlı, Yalancı Çerkez Tavuğu


Bu harika mezeyi bir arkadaşıma yemeğe giderken götürmüştüm. Fotoğraflar sevgili Türkan’ın masasından. Bu tarifi ilk olarak Aintabsofrası’nda görmüştüm, daha sonra başka bloglarda da gördüm. Nefis oluyor tavsiye ederim.
Ben, üzerine tereyağlı tozbiber döktüm ama fotoğrafa dikkatli bakarsanız yağın donmuş olduğunu göreceksiniz. O bakımdan tarifi zeytinyağlı olarak verdim, ben de artık zeytinyağlı yapıyorum.

Malzemeler:
  • 1 adet kemikli tavuk göğsü
  • 1 adet defne yaprağı
  • Birkac, tane karabiber
  • 2 su bardağı süzülmüş yoğurt
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • 2 yemek kaşığı galeta unu
  • 2-3 diş sarımsak
  • 2 tane büyük boy közlenmiş patlıcan
  • 1/2 su bardağı ceviz
  • Deniz tuzu
  • Karabiber
Üzeri için:
  • Zeytinyağı ve kırmızı biber
Hazırlanması:
  • Tavuk göğsünü, defne yaprağı ve tane karabiberler ile, üzerini geçecek kadar su koyarak haşlayın.
  • Büyük bir bıçakla cevizi ve sarımsağı  incecik kıyın. Közlenmiş ve kabukları soyularak üzerlerine limon suyu sıkılmış patlıcanları da, suyunu süzdürdükten sonra bıçakla aynı şekilde kıyıp, tüm malzemeyi büyükçe bir kaba alın.
  • Üzerine 2 su bardağı süzülmüş yoğurt, 2 yemek kaşığı mayonez ve 2 yemek kaşığı galeta ununu ekleyip bütün malzemeyi  karıştırın (karışım çok koyu olursa, soğuk tavuk suyuyla biraz inceltebilirsiniz).
  • Haşlanmış ve soğumuş tavukları ister küp küp doğrayıp, isterseniz de  didikleyip karışıma ilave edin.
  • Tuzunu ve biberini de ekleyip, tüm malzemeyi iyice karıştırın, servis yapacağınız tabağa alıp, üzerine kırmızı biberli zeytinyağı gezdirip servis yapın.
Afiyet olsun




9 Kasım 2010 Salı

SONSUZA DEK YÜREĞİMİZDESİN...



Türkiye ile aramızdaki saat farkından dolayı, internet gazetelerini biz burada 1 gece önceden okuyabiliyoruz. Yılmaz Özdil’in bugünkü yazısı, bir İzmir’li olarak beni çok duygulandırdı, paylaşmak istedim...

Ekim 2007, İzmir.

Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.
Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!
Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına... “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”
İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.
Bir ödlek geri adım attı...
On binlerce cesur öne çıktı.
Atatürk’e sövme modası...
Dövme modası yarattı.
Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna... Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne... Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı... Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor. 29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.
Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında... Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.
Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?
Neymiş, işten atarlarmış...
Bizim işimiz Atatürk.
Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün... Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır... Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.
Mustafa Kemal, ilebelet payidardır.
Bu ödülü ülkem adına alıyorum

Yılmaz ÖZDİL


 

8 Kasım 2010 Pazartesi

ÇİÇEK EKMEK



Türkiye’de yaşayanlar evde ekmek yapma ihtiyacı hissediyorlarmı bilemiyorum ama biz yurtdışında yaşayanlar için, fırından yeni çıkmış sıcacık ekmek büyük bir nimet...
Ekmek makinam bozulduktan sonra, ekmeğimi kendim elde yoğurarak yapmaya başladım ve sonuçtan daha çok memnun kaldım. Öyle düşünüldüğü kadar zor ve uğraştırıcı değil inanın, el alıştıktan sonra hele daha da kolay geliyor. Sadece iki aşamada hamurun mayalanmasını beklediğimiz için biraz zamana ihtiyaç oluyor, o kadar.
Ben bu tür tariflerde, genellikle unun ölçüsünü verip sıvı malzemeyi “ aldığı kadar“ diye yazardım. Nedeni, unların markaları ve de kaliteleri alacağı sıvı miktarını değistirebiliyor. Geçenlerde sevgili kuzen Ebru’dan bu konuda şikayet alınca (beni başka blogların tariflerini uygulamakla tehtid etti:) tüm malzemeyi ölçerek verdim bu defa.  Siz yine de ekstra ununuzu ilave ederken, azar azar ekleyin ki, sert bir hamur olmasın.
Ebru’cuğum haydi bakalım bu ekmeği denemen artık mecburi. Senin yaptığının fotosuyla birlikte yorumunu da bekliyorum....

MALZEMELER:
  • 3,5 + 1/2 su bardağı un
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı toz maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 çorba kaşığı sıvıyağ
  • 2-3 çorba kaşığı keten tohumu (isteğe bağlı)
ÜZERİNE:
  • 1/2  Türk kahve fincanı ılık süt
  • Susam, çörekotu ve haşhaş tohumu
HAZIRLANIŞI:
  • 1 su bardağı ılık suyun içinde 1 tatlı kaşığı şeker ve mayayı karıştırıp, üzeri köpüklenene kadar bekletin.
  • Büyükçe bir karıştırma kabına 3,5 su bardağı unu eleyin. 1 tatlı kaşığı tuzu ve keten tohumunu da ilave edip mayalanmış 1 su bardağı suyu, 1 su bardağı sütü ve 2 çorba kaşığı sıvıyağı da ekleyip karıştırın. Ele yapışan bir hamur olacaktır, kalan 1/2 su bardağı un ile, azar azar ilave ederek ele yapışmayan kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olana kadar yoğurun.
  • Üzerini örtüp ılık bir ortamda en az 1 saat, hamur iki katı kabarana kadar bekletin.
  • Hamur mayalandıktan sonra 8 eşit parçaya ayırıp, unlanmış tezgahta tekrar çok az yoğurarak hamurları yuvarlak şekillendirin.
  • Yağlı kağıt serilmiş, 28 cm. çapındaki yuvarlak fırın tepsisine çiçek şeklinde yerleştirin.
  • Biraz ılıtılmış fırında tekrar hamurlar iki katı olana kadar bekletin. Üzerlerine biraz ılık süt sürüp, isteğe göre susam, çörekotu ya da haşhaş tohumu serperek, önceden ısıtılmış 350F - 180 C fırında kızarana kadar pişirin.
 Afiyet olsun.

2 Kasım 2010 Salı

Havuçlu kek



Araya cadılar bayramı tarifi ve de resimleri girince, benim havuçlu kek sırada bir hayli uzun bekledi...
Bir süredir güzel bir havuçlu kek tarifi aramaktaydım ve nihayet Cafe Fernando'nun keki tam istediğim tarif oldu. Tarif, Shirley O.Corriher'in Bakewise isimli kitabındaki havuçlu kek tarifi. Cafe Fernando oradan esinlenmiş ben de Cafe Fernando'dan...
Kekin ölçüleri büyük, o bakımdan 25 cm. çapında, 10 su bardağı kapasitesi olan bundt kek kalıbı kullanmanızı tavsiye ederim.
Ben tarifte bazı küçük değişiklikler yaptım. Örneğin üzüm çekirdeği yağı yerine mısırözü yağı kullandım, elle karıştırmak yerine mixeri tercih ettim vs.
Cok güzel kabaran, nemli bir kek oldu, tavsiye ederim.

MALZEMELER:
  • 200 gram ceviz içi
  • 15 gram tereyağı + kalıbı yağlamak için az miktarda
  • 2 su bardağı un
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı toz tarçın
  • 6 çorba kaşığı (30 gram) hindistan cevizi
  • Taze rendelenmiş, eser miktarda muskat (nutmeg)
  • 5 adet yumurta
  • 1 su bardağı beyaz şeker
  • 1 su bardağı kahverengi şeker
  • 2 çay kaşığı vanilya özütü (vanilla extract)
  • 3/4 su bardağı mısırözü yağı (veya ayçiçek, kanola ya da üzüm çekirdeği yağı)
  • 1/2 su bardağı- tercihen - taze sıkılmış portakal suyu
  • 350 gram ince rendelenmiş havuç (soyulmamış ağırlığı 450 gram)
  • 1/4 su bardağı pudra şekeri (servis ederken üzerine serpilecek)
HAZIRLANIŞI: 
  • Ceviz içlerini teflon tavada, orta ateşte  10-15 dakika kadar kavurun. Ateşten alıp 15 gr. tereyağını ve tuzun yarısını ekleyin ve bütün cevizlere bulanana kadar karıştırın. Soğuduktan sonra iri parçalar halinde doğrayın.
  • 25 cm çapındaki bir Bundt kek kalıbını tereyağı ile yağlayın.
  • Büyük boy bir karıştırma kabında 2 su bardağı elenmiş unu, tuzun geri kalanını, 2 tatlı kaşığı kabartma tozunu, 1 tatlı kaşığı toz tarçını, 6 çorba kaşığı hindistan cevizini ve ince rendelenmiş muskatı karıştırın.
  • Bu aşamada, fırınınızı 180 dereceye getirip ısıtın.
  • Diğer bir karıştırma kabında, 5 yumurtayı, 1 su bardağı beyaz, 1 su bardağı kahverengi şekeri mixer ile çırpın. 3/4 su bardağı sıvı yağı, 2 çay kaşığı vanilya özütünü, 1/2 su bardağı portakal suyunu ekleyin ve krema kıvamına gelene kadar karıştırın.
  • Kuru malzemeleri, yaş malzemeye azar azar ekleyin ve pütürsüz olana kadar karıştırın. En son rendelenmiş havuçları ve cevizleri de ilave edip bir spatula ya da tahta kaşık ile tüm malzemeyi son kez karıştırın ve kalıba dökün. Kalıbın tabanını tezgaha birkaç kez vurup hamurun içindeki hava kabarcıklarını çıkartın.
  • Önceden ısıtılmış, 180C - 350 F fırında, 55 dakika pişirin. ( 55 dakikanın sonunda, kekin ortasına kürdan sokarak, pişip pişmediğini kontrol edin). 
  • Keki fırından çıkarıp, soğutma telinin üzerinde oda sıcaklığına gelmesini bekleyin ve servis tabağına alın. İyice soğuduktan sonra, pudra şekeri serpip servis yapın. 


Afiyet olsun.




30 Ekim 2010 Cumartesi

BİZİM EVİN CADILARI







Geçen sene kabağı oymuştum, be sene boyadım. Senede bir, “cadılar bayramı“ sayesinde bana eğlence çıkıyor :) Bu sene yine komsularda harika dekorasyonlar var, bakalım yarın ne kostümler göreceğiz...




28 Ekim 2010 Perşembe

HAYALET ÇORBA



Bu hayalet tostlu, kremalı domates çorbasını, çocuklarımız o soğukta kapı kapı dolaşıp yastık kılıfı dolusu şeker toplamadan önce servis edelim ki, bari birazcık midelerine avuç avuç şekerlerden önce sıcak ve faydalı bir şeyler girsin :)
Tarifi bir zamanlar Los Angeles Times’da görüp çok şirin bulmuş ve bir yerlere kayıt etmiştim. Paylaşma zamanı gelmiş...
Çorbayı, Halloween gecesi hazırlamak isteyenler olabilir diye erken yayınlıyorum. Bu seneki cadı kabağımı ve bizim evin cadısını pazar günü yayınlamayı düşünüyorum. Beni izlemeye devam :)
 
MALZEMELER:
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağ ya da tereyağ
  • 1 küçük boy soğan
  • 2 havuç
  • 2 sap kereviz
  • 2 diş sarımsak
  • 1 (28-ounce) konserve domates yada 4-5 büyük boy rendelenmiş taze domates
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • 4 dilim beyaz tost ekmeği
  • 4 dilim kaşar ya da mozzerella peyniri (Gruyere, Cheddar, Jack ya da Swiss de olabilir)
  • 12 adet karabiber tanesi ( hayaletin gözleri ve ağzı için)
  • 1/2 su bardağı krema ya da süt
  • Deniz tuzu ve karabiber

 HAZIRLANIŞI:
  • Büyük boy bir tencerede yağı ısıtıp irice doğradığınız soğan, havuç ve kereviz saplarını 5 dakika kavurun. Sarımsakları ekleyip 1 dakika da onlarla kavurun. Domatesi ilave edin ve 10 dakika daha ara sıra karıştırarak pişirin. En son 3 su bardağı tavuk suyunu ekleyip tencerenin kapağını yarı açık bırakıp sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
  • Çorba pişerken eğer kalıbınız varsa kalıpla, yoksa bir bıçak ya da makas ile ekmeklerinizi hayalet şeklinde kesin, peynirleri de aynı şekilde kesin. Önce fırında ekmekleri biraz kızartın, sonra da üzerlerine peyniri koyup peynir eriyene kadar tekrar fırına sürün. Fırından çıkınca karabiber tanelerini göz ve ağız olarak yerleştirin.
  • Bu arada pişmiş olan çorbanızı püre haline getirin, sütü ilave edin. Tuzunu ve karabiberini de ekledikten sonra sevimli hayaletçiklerini üzerine yerleştirip servis yapın.
Afiyet olsun.


25 Ekim 2010 Pazartesi

TAVUKLU KABAK KARNIYARIK



 
Türkiye’de et fiyatlarının başını alıp gittiği şu günlerde ete alternatif, tavuk ile hazırlanmış bir “tavuklu, kabaklı karnıyarık“ tarifi ile geldim bugün :)
Farklı bir tat aradığınızda denemenizi tavsiye ederim. Lezzetli ve çok hafif. Ben şekillerini ve rengini beğendiğim için beyaz kabak ( white zucchini ) kullandım ama herhangi küçük boy kabak ile yapabilirsiniz.




Ben yarısını üzeri peynirli, yarısını da peynirsiz hazırladım.

MALZEMELER: ( 4-6 kişilik )
  • 4-6 adet küçük boy kabak
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 adet kemiksiz tavuk göğsü
  • 2-3 büyük diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı domates salçası ( 1 kaşığı iç malzemeye, 1 kaşığı da sosuna konulacak)
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • Karabiber
  • Deniz tuzu
ÜZERİNE:

  • Kaşar peyniri rendesi (isteğe bağlı)

HAZIRLANIŞI:
  • Öncelikle kabakları güzelce yıkayıp, patlıcan karnıyarıkta olduğu gibi alacalı soyun. Ortalarını boylamasına kesin.
  • Fırın tepsisine dizin, her tarafına fırça ile zeytinyağı sürüp, fırınınızın üstten ikinci rafında, ısıyı üstten vererek ara sıra çevirerek kızartın.
  • Kabaklar kızarırken, 2 yemek kaşığı sıvıyağı bir tencerede ısıtın ve mümkün olduğunca küçük küplere doğradığınız tavukları renkleri değişene kadar pişirin. İnce doğranmış sarımsağı ekleyip, 1 dakika kadar karıştırın. En son 1 yemek kaşığı salçayı ve baharatları da ekleyip salçanın kokusu gidene kadar kavurun. 1 çay bardağı kadar kaynar su ekleyip, tuzunu da ilave edin ve bir taşım kaynattıktan sonra ocaktan alın.
  • Kabakların kesmiş olduğunuz açıklığına iç malzemeyi eşit paylaştırın.
  • İç malzemeyi pişirdiğiniz tencereye 2 su bardağı kadar su, kalan 1 yemek kaşığı salça, 1 yemek kaşığı sıvıyağ ve biraz da tuz ekleyerek kaynatın. Bu karışımı kabakların kenarından tepsiye döküp önceden 450F- 230 C ye ısıtılmış fırının orta rafında, 15 dakika kadar pişirin.
  • Eğer üzerlerine peynir koyacaksanız pişmesine 5 dakika kala peynirini ilave edin.

 Afiyet olsun. 



21 Ekim 2010 Perşembe

Nohut Salatası



MALZEMELER: ( 4 kişilik )
  • 1 su bardağı nohut
  • 1 adet domates - küp küp doğranmış
  • 1 adet kırmızı biber - küp küp doğranmış
  • 1 yemek kaşığı elma sirkesi
  • 1/2 limonun suyu
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • Maydonoz
  • Taze nane
  • Dereotu
  • Yeşil soğan
  • Deniz tuzu

HAZIRLANIŞI:
  • Nohutu ayıklayıp, akşamdan ıslatın. Ertesi gün suyunu değiştirererek haşlayın.
  • Zeytinyağını, sirkeyi, limon suyunu, tuzu ve sumağı çırparak sos haline getirin, bu karışımı henüz sıcak olan nohutla karıştırın.
  • Kasenin kapağını kapatıp, ara sıra karıştırarak servis saatine kadar bu sos içinde bekletin.
  • Servis yapmadan hemen önce, ince kıyılmış yesillikler, küp küp doğranmıs biber ve domates ile karıştırın.
Afiyet olsun. 


18 Ekim 2010 Pazartesi

Keçi Peynirli ve Kurutulmuş Domatesli Atıştırmalık




Atıştırın, açlığınızı yatıştırın :) Cay ya da yemek davetlerinizde, sofraya oturmadan önce, davete gidiyoruz diye sabahtan beri fazla birsey yememiş olan dostlara, bir bardak şarap eşliğinde sunabileceğimiz hafif, lezzetli ve bir-iki dakikada hazırlayabileceğimiz bir atıştırmalık...

Kurutulmuş domatesleri, tercihen 1 gece önceden marine edin. Ben domatesleri Türkiye’den almıştım ve paketin üzerindeki tarife göre hazırladım. Sizlere de aynen yazıyorum. Bu tarif, 250 gr. lık domates kurusu için verilmiş, ben kullanacağım miktarda domatesi sosluyorum, kalanını buzdolabı torbasına koyup buzdolabının “peynir“ çekmecesinde saklıyorum.

DOMATES KURUSU SOSU

Domates kurusu  -  250gr.
Karabiber             - 1/2 tatlı kaşığı
Acı toz biber        -  1/2 tatlı kaşığı
Pul biber              -  1/2 tatlı kaşığı
Kimyon                 -  1/2 tatlı kaşığı
Kekik                     -  1 tatlı kaşığı
Köri                       -  1/2 tatlı kaşığı ( ben kullanmıyorum)
Muskat rendesi    -  çok az
Zeytinyağ              - 1 su bardağı
Sarımsak              - 3 diş

Kuru domatesler yıkanıp, 15-20 dakika kaynar suda bekletilir, süzülür. Yukarıda yazılı baharatlar ve zeytinyağı ile karıştırılıp en az 1 gün buzdolabında bekletilir.

Sade keçi peynirini servis tabağına yayın, üzerine hazırladığınız kuru domatesleri istediğiniz büyüklükte kesip koyun ve yanında istediğiniz çeşit kraker ile servis yapın.

Afiyet olsun.

Not: Domatesler bittikten sonra kalan zeytinyağını, salatalarınızda kullanabilirsiniz. Nefis bir tadı ve kokusu oluyor.



14 Ekim 2010 Perşembe

Çay daveti




Arkadaşlarımızla bizde beraber olduğumuz, bir pazar akşamüstünden kareler...





Ispanak ve beyaz peynirli poğaçalar






Havuçlu kek