20 Nisan 2013 Cumartesi

Zeytinyağlı, Portakallı Kereviz



'Zeytinyağlı, Portakallı Kereviz'  benim en favori zeytinyağlı yemeklerimden biridir. Bu yemeği hazırlarken öncelikle, kullandığım oranlara dikkat ediyorum. Sonuçta bu bir kereviz yemeği olduğu için diğer sebzeleri daha az miktarda kullanıyorum. Soğan hariç, bütün malzemeleri eşit boyda doğruyorum. Soğanı özellikle çok minik doğruyorum ki tadını versin ama kendini fazla göstermesin...
Üzerine dereotu çok yakışıyor, benim fotoğrafımda yok ama kullanmanızı tavsiye ederim.

Malzemeler:
  • 500 gr kereviz (varsa bir kaç ince dalı ve yaprağı) 
  • 1 adet soğan
  • 1 adet orta boy patates
  • 1 adet orta boy havuç
  • 1/2 çay bardağı 'taze, donuk ya da konserve' bezelye
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı 'taze sıkılmış' portakal suyu
  • 1/2 su bardağı su
  • Deniz tuzu
  • Dereotu
  • 1/2 limon suyu (kereviz ve patateslerin kararmasını önlemek için)
 
Soğanı çok  küçük  doğrayın, kerevizlerin, patatesin  ve havucun kabuklarını  soyun ve küp küp doğrayın (kerevizleri ve patatesleri kararmaması için kullanana kadar limonlu suda bekletin). Varsa, kerevizlerin taze dallarını ve küçük yapraklarını yıkayın, ince ince doğrayıp, bir köşeye ayırın.
Tencereye zeytinyağını koyun, orta ateşte hafifçe kızdırın. Çok  küçük doğradığınız soğanı ve 1  tatlı kaşığı deniz tuzunu yağa ekleyin. Soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin. Şeffaflaşan soğana havuçları ilave edip, 1-2 dakika daha kavurun.
En son kereviz, patates, bezelyeler ve bir köşeye ayırdığınız dallar ve yaprakları tencereye ekleyip, hepsini  karıştırın. 1 su bardağı portakal suyunu, 1/2 su bardağı suyu ilave edin.
Yüksek ateşte bir  taşım kaynadıktan sonra, ocağı en kısığa alarak, sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
Tencerede soğuduktan sonra, servis tabağına alın. Üzerine biraz kaliteli sızma yağ gezdirin, dolaba kaldırın.
Servis yapmadan 15 dakika önce dolaptan çıkarın, üzerine dereotu serpip, arzu ederseniz portakal kabuğu dilimleri ile süsleyin. Oda sıcaklığında servis yapın.
 
 
Afiyet olsun.
 
 

11 Nisan 2013 Perşembe

Ev Yapımı Tavuk Dönerli sandviç

 

Boş zamanınızda hazırlayıp atın buzluğa, vaktinizin olmadığı, ne pişirsem diye kara kara düşündüğünüz bir günde, alın tazecik baget ekmeğinizi, kızartın dönerinizi, yapın ekmek arası, bana da bir dua edin yeter :))

Şimdiden afiyet olsun.
 
Malzemeler:
  • 2 adet büyük boy tavuk göğsü
  • 1 adet büyük boy soğan
  • 1 Türk kahve fincanı zeytinyağı
  • Yarım tatlı kaşığı domates ya da biber salçası
  • Deniz tuzu, karabiber, kekik, kimyon
Tavuk göğüslerini, mümkün olduğu kadar ince filetolar halinde dilimleyin (yarı donuk olursa daha kolay dilimlenecektir).
Bir kaba soğanı rendeleyin (suyunu sıkıp, posasını atın), salçayı, zeytinyağı ve baharatları ekleyip karıştırın.
Tavuk filetoları bu karışıma bulayıp, bir strech film üzerine uzunlamasına kat kat dizin (alta 4 sıra tavuk koydum, kalanlarını üzerine devam ettim).
Rulo haline getirip,  strech filmin kenarlarını kapatın. En az  2-3 saat buzlukta dondurun.
Buzluktan çıkarıp donukken, mümkün olduğunca ince  dilimler halinde kesin.
Yapışmaz yüzeyli bir tavaya biraz sıvıyağ koyup, kızdırın.
Kestiginiz dönerlerin, tavanın dibini kaplayacak kadarını tavaya alın ve yüksek ateşte (sulandırmadan) tavayı ara sıra sallayarak, her iki yüzünü de kızartın.
Dönerimiz  hazır. Ben ekmek arası, kırmızı soğan, maydanoz ve sumak üçlemesi ile servis yaptım ama tabakta yanında pilav ve salata ile de harika olur.
 
 
 

8 Nisan 2013 Pazartesi

50'ye 1 kala...

 

Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra
Hep aynı gördüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen
Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların
Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden

Sefil doymazlık:ete, kana, paraya
Öylesi bir açlık ki eksilmeyen, bitmeyen
İnsan, ezebildiğince mutlu insan, oğul
Nereye gidersen git hep o tuzak, o dümen

Küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar
Ve değişmez çığlığı insanoğlunun: Ben, ben, ben!"
Sen yok musun? Onlar yok mu? Biz yok muyuz?
Nereye bu gidiş? Delicesine pupa yelken

Söyle neyi değiştirebilirsin ki tek başına
Yıldırırlar, sustururlar vururlar seni de hemen
Düşler bitmişse, gerçekler bir tokat gibi inmişse
Tek başına mutlu ol bakalım, olabilirsen

En güzeli sevmek diyeceksin insanları tümüyle
Usanmadan, bir şey ummadan, beklemeden
Ver, durmadan ver, eller uzanmış, baksana
Ver ki; kurulsun sofra, başlasın şölen

Bir yanda umutların, düşlerin, düşüncelerin
Bir yanda aldığını geri vermez koca bir evren
Bak! Bütün ağızlar yutmaya hazır seni
Bir noktadan, bir lokmadan başka nesin sen

Dönüp gerilere bakıyorum, bir de kendime
Elli yıl geçmiş, ha gün, ha yarın derken
Değişen birşey yok, bir şaşkın benden başka
İşte aynı yol, aynı kapı, aynı merdiven

Hani nerdeler? Kimi yitmiş kimi gitmiş dostların
Bir ak saçlı anan kalmış yolumu bekleyen
Sabah-öğle-akşam . . . Hep o tekdüze yaşam
Ve kırılmış bir kalple yorulmuş bir beden

İşte böyle geçti yıllar. bozbulanık
Ben sevdim, ben ağladım, başkalarıydı gülen
Ne zaman uzattıysam ellerimi, parçalandı
Mutluluk serseri bir mayındı denizlerimde yüzen

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

3 Nisan 2013 Çarşamba

Yoğurtlu Pancar Salatası

 
 
Gerek rengi, gerekse de lezzeti ile bence rakı sofralarının olmazsa olmazlarından biri bu meze...Yoğurdun miktarını vermedim, ayarını sizlere bıraktım. Az yoğurt ile başlayın, pembenin en sevdiğiniz tonunu yakalayınca oldu demektir :) Yanlız eklemeden önce, yoğurdunuzu mutlaka biraz süzdürün. Yoksa servis tabağına aldıktan kısa bir süre sonra sulanıp, görselliği bozulabilir.
 
  
Malzemeler:
  • 4 büyük boy pancar
  • 2 diş sarımsak
  • Yoğurt (süzülmüş)
  • Tuz
Hazırlanışı:
  • Pancarların saplarını kesin ve iyice yıkayarak tencereye koyun, üstünü geçecek kadar su koyarak, yumuşayıncaya kadar haşlayın ( ben düdüklü tencerede 15 dakika haşlıyorum).
  • Yumuşadığında ocaktan alıp süzün, biraz soğumasını bekleyip kabuklarını soyun, rendeleyin, tamamen soğumaya bırakın.
  • Soğuyunca avuc icinizde hafif sıkarak fazla suyunu akıtın.
  • İçine tuz, süzülmüş yoğurt ve dövülmüş sarımsak ekleyerek karıştırın, servis tabağına alın.
  • Arzu ettiğiniz gibi süsleyip, servis yapın.

Afiyet olsun.

 

28 Mart 2013 Perşembe

Easter, Paskalya

 
 
Paskalya, Hıristiyanlığın en büyük bayramlarından biri sayılır. Kutlandığı ülkeye göre değişik gelenekleri vardır. Burada en yaygını; şahısların birbirlerine çikolatadan yapılan paskalya tavşanı ve boyanmış paskalya yumurtası hediye etmesidir. Evlerden de harika Paskalya çöreği kokuları gelir.
 
Benim çocukluğum ve ilk gençliğim İzmir Karşıyaka’da geçti. Kilise Sokağı’nda oturuyorduk ve komşularımızın çoğu İtalyan ve Rum asıllıydı. Onların yapıp, bizimle de paylaştıkları 'Paskalya çörekleri'nin kokusu hala burnumdadır.
 
Bu tip bayramları ben burada da cok seviyorum çünkü hem isyerleri tatil oluyor hem de nefis süslemeler, çörekler yapılıyor. 4 günlük bir tatil de bana  bu aralar harika gelecek...
 
Ben bir de işin süsleme kısmını çok sevdiğim için, yumurta tavşanımı şimdiden boyadım, giydirdim, bekliyor  :)
 
Sevgiler,
Asuman

 
 

22 Mart 2013 Cuma

Etli Lokma

 


Hamurun lezzeti harika oluyor. Bu hamuru, verdiğim tarifte olduğu gibi parça etle hazırlayabileceğiniz gibi, beyaz peynir, kıyma, sucuk, ya da aklınıza gelen herhangi bir iç malzeme ile de hazırlayabilirsiniz.

Bu ölçülerden iki tepsi çıktı. Ben ikinci tepsiyi, soğuduktan sonra bir buzluk poşetine koyup, buzluğa attım. Buzluktan çıkarıp, çözülmesini beklemeden hemen, önceden  325F/165C ye ısıtılmış fırında ısıtırsanız ilk piştiği andaki tazeliğini koruyacaktır (etin ısınması biraz zaman alıyor, bir noktadan sonra, üzerinin fazla kızarıp, hamurun kurumasını önlemek için, üzerini aliminyum ile örtmek gerekebilir).


Malzemeler: (2 tepsi için)
  • 4.5 su bardağı un
  • 1 paket instant maya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 4 yemek kaşığı yoğurt (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 yumurta  (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • Deniz tuzu
İç harcı için:
  • 500 gr parça kuzu ya da dana eti
  • 1 orta boy soğan
  • 1 domates
  • 1 sivri biber
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Deniz tuzu
  • Karabiber
Üzeri için:
  • 1 yumurta sarısı
  • Rezene (fennel), susam, çörek out
Hazırlanışı:

Unu derin bir kaba alıp ortasını havuz şeklinde açın. Instant maya, süt,  şeker, sıvıyağ ve yoğurdu ilave edip elinizle biraz karıştırın. Yumurtayı ve tuzu da ekleyip, yumuşak kıvamlı ve ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar ılık su ilave ederek yoğurun. Hamuru, üzerini örterek, ılık bir yerde 30 dakika dinlendirin.
İç harcı için soğanı ince doğrayıp kısık ateşte zeytinyağında kavurun, eti ilave edin. Doğradığınız biber ile domatesi ekleyin. Pişmeye yakın baharatları ve tuzu ekleyip ocağı kapatın (suyunu tamamen cekmeli). Mayalanan hamurdan irice parçalar koparıp avuç içi büyüklüğünde açın. Ortasına etli harçtan paylaştırıp, yuvarlayın. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine, kapattığınız taraf alta gelecek şekilde dizin.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp, rezene serpin ve önceden ısıtılmış 350° F / 180° C fırında pişirin.
Afiyet olsun.
 
 


14 Mart 2013 Perşembe

Zeytinyağlı patlıcan

 
 
Çok hafif, farklı ve sağlıklı bir zeytinyağlı tarifim var bugün. Sevgili eltimde yıllar önce yediğim ve çok beğendiğim, yediğinizin patlıcan olduğunu, söylenmez ise anlayamayacağınız, hafif bir zeytinyağlı.

Farklı bir tarif dedim çünkü fazla bilinmiyor. Deneyeceklere şimdiden kolay gelsin, afiyet olsun...

MALZEMELER: (4-6 kişilik)
  • 4 adet orta boy patlıcan (ben çin patlıcanı kullanıyorum, Türkiye’de yaşayanlar için kemer patlıcanı tavsiye ederim).
  • 2 büyük boy soğan
  • 8-10 diş sarımsak
  • 1,5 limonun suyu ( yarım limonun suyu patlıcanları suda bekletmek için, kalan 1 limonun suyu da pişirirken kullanılacak).
  • 3/4 çay bardağı zeytinyağı
  • Deniz tuzu
  • Biraz şeker
  • Su
  • Dereotu
HAZIRLANIŞI:
  • Patlıcanların kabuklarını tamamen soyup, 1 parmak kalınlığında dilimleyin. Patlıcan dilimlerini içine yarım limonun suyu ilave edilmiş tuzlu suda, 15 dakika bekletin. Kağıt mutfak havlusunun üzerine çıkararak, kurulayın.
  • Soğanları ince piyazlık doğrayın, sarımsakları ince kıyın.
  • Zeytinyağ, limon, tuz ve şekeri çırpma teli ya da çatal ile, yoğunlaşana kadar çırpın.
  • Tencereye bir sıra patlıcan, bir sıra soğan ve sarımsak olacak şekilde, malzemeler bitene kadar döşeyin.
  • Zeytinyağlı karışımı üzerine dökün, tencerenin kenarından patlıcanlarla aynı seviyede olacak kadar su ekleyip tencerenin kapağını kapatın ve su kaynayana kadar orta, kaynadıktan sonra da kısık ateşte patlıcanlar pişene kadar pişirin.
  • Altını kapattıktan sonra tencerenin kapağını açmadan soğumaya bırakın.
  • Servis tabağına alıp, üzerinde ince kıyılmış dereotu ile servis yapın.

Afiyet olsun.