17 Haziran 2010 Perşembe

Annem'in 40 'ı /Sütlü İrmik Helvası




"Bir insan sevdiği birini kaybedince yüreğinde 40 mum yanarmış , hergün biri söner, bir tanesi ise sonsuza kadar yanarmış. "
Dün anneciğimin kırkıydı. İrmik helvası yapıp dağıttım, güzel bir tarif , sizlerle de paylaşmak istedim.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı irmik (500 gram)
  • 125-150 gram tereyağ
  • 1,5 su bardağı süt
  • 2 su bardağı su
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 5-7 yemek kaşığı çam fıstığı
Hazırlanışı:
  • Büyükçe bir tencerede yağı eritip, irmiği ve fıstıkları ekleyin, rengi açık kahverengiye dönene kadar kısık ateşte kavurun.
  • Irmikleri kavururken, diğer tarafta kısık ateste suyu ve sütü kaynatın.
  • Kaynayan su ve süt karısımını, kavrulup koyulasan irmiğe ekleyin (dikkatli olun, ikisi de çok sıcak olduğu icin, irmikler sıçrıyor).
  • Iyice karıstırıp tencerenin kapağını kapatın ve suyunu çekmesini bekleyin.
  • Suyunu çektikten sonra, şekerini ilave edip iyice karıştırın.
  • 10-15 dakika-kapakla tencere arasına kağıt havlu koyarak - demlenmeye bırakın.
  • Sıcak ya da oda sıcaklığında servis yapın.

Afiyet olsun.



13 Haziran 2010 Pazar

Patlıcan Pabucaki




Pabucaki tipik bir “Akdeniz“ yemeği. İsmine bakarak tam bir “ biz mi Yunanlılardan aldık, yoksa onlar mı bizden aldı?“ dedirtecek bir tarif :) “aki“ kesinlikle Yunanca’dan, “pabuç“ da Farsça’dan dilimize gecmiş, sözlük anlamı "koncu olmayan ayakkabı".
Şurası bir gerçek ki yediğinizde, kimin önce kesfettigini düşünmeden “iyiki birileri keşfetmiş“ dedirtecek bir tarif...
Bu tarifi, patlıcanları közlemek yerine, ortadan kestikten sonra tuzlu kaynar suya atıp haşlayarak da yapabilirsiniz. Ben iki versiyonunu da denedim. Közlenmiş olanı bana göre, çok daha nefis.

Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler: 4 kişilik

  • 2 adet orta boy patlıcan
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar ya da mozzerella peyniri
  • 1 adet yumurta
  • 1 adet küçük boy soğan
  • 1 adet küçük boy domates
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1/2 limon suyu
  • Biraz un
  • Deniz tuzu, karabiber

Hazırlanışı:

  • Patlıcanları ortadan ikiye kesip, kesik yerleri alta gelecek şekilde, folyoyla kaplanmış bir tepsiye yerleştirin.
  • Fırınınızın üst rafında, ısı üstten gelecek şekilde (gril) 25-30 dakika kadar közleyin.
  • Közlenmiş patlıcanların etli kısmını bir kaşık yardımıyla süzgüye boşaltın ve üzerine kararmaması icin hemen, önceden hazırladığınız 1/2 limonun suyunu gezdirin. Bu arada içini çıkarırken, patlıcan çanaklarını yırtmamaya dikkat edin.
  • Bir tencereye yağı ve küçük küçük doğradığınız soğanları ekleyip, soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin.
  • Suyu iyice süzülmüş olan iç patlıcanları ilave edip, bir süre kavurun.
  • Küp küp doğradığınız, çekirdeklerini temizlediğiniz domatesleri ekleyin ve suyunu çektirin.
  • Ocağın altını kapattıktan sonra peyniri, tuzu, şekeri ve karabiberi de ekleyip, karıştırın .
  • Ilk sıcaklığı çıktıktan sonra 1 adet yumurtayı da, malzemeye ekleyin. İyice karıştırıp patlıcanların içlerine doldurun.
  • En son olarak üzerlerine biraz un serpiştirin ve 400 F/205C ısıttığınız fırında, üzerleri kızarana kadar pişirin.
  • Sıcak servis yapın.






8 Haziran 2010 Salı

Saçaklı poğaça



Pastaneden aldıklarımızdan bile daha lezzetli bir tarif. Tavsiye ederim, deneyin...


MALZEMELER:

Hamuru için:

  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta (beyazı hamuruna, sarısı üstüne)
  • 3/4 su bardağı sıvıyağ
  • Aldığı kadar un
İç malzemesi:
  • 150-200 gr. yumuşak beyaz peynir
  • 1 demet maydanoz
Hazırlanışı:
  • 1 su bardağı ılık suyun içinde, 1 yemek kaşığı toz şeker ve 1 paket mayayı eritip, üzeri köpüklenene kadar bekletin.
  • Üzerine, 1 su bardağı ılık süt, 3/4 su bardağı sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 yumurtanın beyazı ve aldığı kadar un ilave edip, ele yapışmayan yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Iyice yoğurduğunuz hamurun üzerini örterek en az 1 saat mayalanmaya bırakın.
  • Mayalanmış hamurdan, cevizden biraz büyük parçalar koparıp avuç içinizde yuvarlayın ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  • 10-15 dakika kadar da tepsi de mayalanması beklendikten sonra üzerlerine yumurta sarısı sürüp 180 C/350 F fırında altı ve üstü pembeleşene kadar pişirin (poğacaların yumuşak olması için, pişerken fırının içine 1 kase sıcak su koyabilirsiniz).
  • Poğaçalar piştikten sonra ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyin ve üzerlerine havlu örterek soğumaya bırakın (kurumaması icin).
  • Bu arada maydanozu incecik kıyıp, bir kısmını ağız kısmına bulamak icin ayırın, kalanını beyaz peynir ile karıştırın.
  • Poğaçaları ortadan ikiye keserek (bütün ayırmayın, arkasından bir bölümü tutsun) ortalarına beyaz peynirli maydonozdan koyun, kesik yerine de biraz peynir sürüp ince kıyılmış maydonoza bulayın (Beyaz peyniriniz sertse, ağız kısmına krem peynir sürebilirsiniz).
  • Maydanozlar tazeliğini yitirmeden servis yapın...

Afiyet olsun.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Arnavut ciğeri Tarifi




3 hafta önce anneciğim için İzmir’e gittiğimde, ailemizin hayattaki son Arnavutu canım halamla tarifimi gözden geçirdik ve tam puan aldım. Şimdi gönül rahatlığı ile sizlerle paylaşıyorum.

Yumuşak ve lezzetli bir ciğer için püf noktaları:
  1. Ciğerin mutlaka zarını ve sinirlerini temizleyin ve zarını soymadan önce yıkayın. Zarını soyduktan sonra yıkarsanız sertleşir.
  2. Kızgın ve bol yağda kızartın.
  3. Tuzunu, kızarttıktan sonra serpin.
  4. Ciğeri sertleştiren nedenlerden biri de fazla kızartmaktır. 1-1,5 dakikadan fazla kızartmayın.
  5. Ciğerin lezzetini arttırmak için, kızartma yağından birkac kaşık başka tavaya alıp, içine kırmızı tozbiber ekleyin, yakmadan karıştırın ve kızarmış ciğerin üzerine gezdirin.
MALZEMELER:
  • 500 gr. koyun ya da dana karaciğeri
  • 1/2 su bardağı un
  • 1 çorba kaşığı toz kırmızı biber
  • 2 baş soğan
  • 1/2 demet maydanoz
  • 2-3 büyük boy patates (küp küp dogranıp, tuzlu suda bekletilecek)
  • Kızartmak icin mısırözü yağı
  • Tuz
HAZIRLANIŞI:
  • Ciğeri, zarını soymadan önce iyice yıkayın. Zarını soyun, sinirli kısımlarını çıkarın, findıktan biraz irice parçalara doğrayın.
  • Büyükçe bir kabın içine koyun, üzerine 1 çorba kaşığı toz kırmızı biber ve 1/2 su bardağı unu serpip iyice karıştırın. 15-20 dakika kadar dinlendirin.
  • Ciğer dinlenirken, patatesleri küp küp doğrayıp tuzlu suya atın.
  • Piyazlık doğrayıp, tuzla ovduğunuz soğanları yıkayıp suyunu süzün.
  • Temizleyip ince kıydığınız maydanoz ve soğanı karıştırıp sumağını, biraz zeytinyağını ve limonunu ekleyip, bir kenarda bekletin.
  • Küp küp doğrayıp tuzlu suda beklettiginiz patateslerin suyunu süzdürüp, iyice kurulayın.
  • Ciğerleri, üzerlerindeki fazla unun ve tozbiberin dökülmesi için bir süzgüye alıp silkeleyin.
  • İyice kızmıs olan yağda önce patatesleri kızartın. Sonra da ciğerleri karıştırarak yaklaşık 1 dakika pişirdikten sonra, delikli kepçe yardımıyla yağını süzüp, servis tabağına alın.
  • Ciğeri kızarttıktan sonra, üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağdan birkac kasık bir cezveye alın, üzerine 1 tatlı kaşığı kırmızıbiber koyun. Ateşte iyice karıştırdıktan sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün.
  • Ciğeri, patatesi ve soğanı, servis tabağına yan yana koyup, sıcak ya da soğuk servis yapın.
  • Arzu ederseniz üzerine acı pul biber ve kekik de serpebilirsiniz.

Afiyet olsun.

28 Mayıs 2010 Cuma

Annem'e veda...

6 Mayıs 2010 Persembe akşamüstü, uzun zamandır gelmesinden korktuğum telefon geldi kardeşimden. Anneler gününden 2 gün önce, canım annem aramızdan sonsuza dek ayrıldı. Cenazesine yetişebilip vedalaşmak bir avuntu ama onu bir daha hiç göremeyecek olmayı kabullenmek henüz zor. Anneciğimi de babacığımın yanına bırakıp döndüm, mekanları cennet olsun...


Asuman


BİR KADIN GİTTİĞİNDE.........(BEKİR COŞKUN)
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde "yetim-öksüz" kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle
saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler...
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker "sarıkız".
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz
Değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir
Koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında;
Bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde...
Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar,
dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki "Dikkat et..." duyulmaz,
Annesi gitmiştir "geç kalma"nın.
Kadınlar,arkalarında büyük boşluklar bırakarak
giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında
Ve bir kadın gittiğinde pek çok "yetim" bırakmıştır arkasında.
Hayatınızdaki kadını yitirmemeniz dileğiyle.

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Beyaz Tobleronlu, meyveli pasta




Aşk-ı Memnu caydanlığım eşliğinde, Tobleron'lu, muzlu, böğürtlenli pasta... 24 yıl önce, evlilik hediyesi olarak gelmişti bu çaydanlık bize. Gecenler de Aşk-ı Memnu'yu izlerken bir de baktım sabah çay servislerini caydanlığımın ikiz kardeşi ile yapıyorlar:)) Türkiye'de meşhur olmuş haberimiz yok, ama gercekten çok şık ve kullanışlı. Altında yanan mum sayesinde çay soğumuyor, masanın ortasına koyuyorsunuz, otur -kalk yapmadan pastaları börekleri yiyorsunuz.
Pasta tarifi vermek icin oturdum, caydanlığımı anlatmaya daldım. Pastamız bir harika, "halenze.blogcu.com" da görmüştüm bu tarifi. Lezzetli ve gösterişli.
Tarifte, 3 katlı hazır pandispanya kullanılmış ama ben kendi tarifimle hazırladım kekini, onu da yazıyorum ,seçim size kalsın...
Bu fotoğraf “beyti partisi“ ardından arkadaşımız Varol tarafından çekilmiş. O da çekmeseymiş pastanın resmi olamayacakmış. Aslında içini gösterebilmek için, dilim olarak da çekmek isterdim ama kalabalık bir partiydi, çekemeden bitti :)) Bir dahaki sefere diyelim...
Yanındaki tatlının tarifi de burada.

MALZEMELER:
  • Pandispanya keki ya da 3 katlı hazır pandispanya
  • Muz
  • Taze frambuaz ya da böğürtlen ( raspberry ya da blackberries )
  • 1 adet beyaz Tobleron çikolata
  • 1 paket Dr.Oetker ahududu sosu (keki ıslatmak için)
  • Üzeri için kakao
Pandispanya için:
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı elenmiş un
  • 1 tepeleme tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 1/2 Türk kahvesi fincanı portakal suyu ya da su
Şekerle yumurtayı 15 dakika çırpın. Unu ve kabartma tozunu eleyerek ilave edin, karışana kadar çırpın. En son 1/2 Türk kahvesi fincanı potakal suyunu da ilave edip karıştırın ve sadece tabanı yağlanmış kelepçeli kalıba dökerek 325 F/ 165C fırında 45-55 dakika kadar pişirin.

Kreması için:
  • 1 lt süt
  • 4 tepeleme yemek kaşığı un
  • 6 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yumurta
HAZIRLANIŞI:
  • 3 parçaya kestiğiniz pandispanyanın iç yüzeylerini Dr.Oetker'in ahududu sosu ile ıslatın.
  • Tercihen teflon bir tencerede krema malzemelerini karışıtırıp, muhallebi kıvamına gelene dek, sürekli karıştırarak pişirin.
  • Ocaktan alıp, ara sıra karıştırarak, 15 dakika ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyin.
  • Ilınan kremayı pandispanyaların katlarına sürerek aralarına meyveleri yayın. En üste kremanın artan kısmını sürüp, daha önce rendeleyip buzdolabında beklettiğiniz beyaz tobleron çikolatadan her tarafina serpin. Üzerini strechleyip, buzdolabına kaldırın.
  • Pastanızın üstü büyüklüğünde kesilmiş bir yağlı kağıda, istediğiniz deseni çizin ve pastanın üzerine koyun .
  • Kakaoyu küçük çay süzgecine koyarak, kalıbın üzerinden eleyin. Sonra kalıbı dikkatlice kaldırın. Pastamız servise hazırdır.
Afiyet olsun...

2 Mayıs 2010 Pazar

Teflon tavada, makarnalı börek




Fırında makarnaya rakiptir bu tavada yufkalı makarna. Tavada piştiği için oldukça basit, sunumu çok güzel ve tadı harika. En büyük boy teflon tavanızı kullanırsanız bu ölçülerle 6-8 kişilik bir sofraya servis yapabilirsiniz.
İç malzemelerinin güzel pişmesi için çok kısık ateşte pişirin. Benim ocağım elektirikli olduğu icin, ben ayrıca ocak ile tava arasına -tavanın ocakla direk temasını kesmek için- cam çaydanlığımı aldığımda onunla gelen bir tel parçası kullandım.
Arzu ederseniz iç malzemelerine, salam, sosis, sucuk vb. de ilave edebilirsiniz...

Malzemeler:
  • 2 adet yufka
  • 250 gr. tercih ettiğiniz bir makarna ( sıvı malzemeyi içine çekmesi için, içi boş makarna tavsiye ederim)
  • 2 adet yumurta
  • 1/3 su bardağı yoğurt
  • 1/3 su bardağı sıvıyağ
  • Deniz tuzu (peynirinizin tuzuna gore miktarını ayarlayın)
  • Karabiber
  • 1/2 su bardağı beyaz peynir veya beyaz+kaşar peyniri karışımı ya da keçi peyniri
Hazırlanışı:
  • Makarnayı paketin üstündeki tarifine göre pişirip, süzün.
  • Haşlanmış, süzülmüş makarnanın üzerine, yumurta, sıvıyağ, yoğurt, tuz ve karabiberi ilave edip karıştırın.
  • Ufalanmış beyaz peyniri, kullanıyorsanız rendelenmiş kaşar ya da keçi peynirini ilave edip hepsini harmanlayın.
  • Büyük boy teflon tavanızı zeytinyağı ile iyice yağlayın.
  • Yufkanın birini tabana yerleştirip, yırtılmaması için yeterince pay bırakarak kalanını tavanın dışına sarkıtın.
  • İkinci yufkanın yarısını -tabanın kalın olması için - üzerine serin ve makarnalı karışımı döküp düzeltin.
  • Kalan yarım yufkayı da büzdürerek serip, yanlardan sarkan yufka parçalarını üzerine kapatın.
  • Üzerine de fırça ile zeytinyağı sürüp, bir kapak kapatın.
  • Çok kısık ateşte, yufka kızarana kadar pişirin. Arada spatula ile altını kontrol edin.
  • Altı tamamen kızarınca, düz bir tabak yardımı ile böreği çevirin.
  • Diğer tarafı da kızardıktan sonra servis tabağına alıp, dilimleyerek servis yapın.
Afiyet olsun.